DEVA İKTİDARININ ADİL YARĞI EYLEM PLANI

Videoyu oynat

ADİL YARGILANMA HAKKINI SAĞLAYACAĞIZ

Usul ekonomisi ilkesini hâkim kılacağız. Usul kanunlarımızda yapacağımız değişikliklerle yargılamanın hızlanması için gerekli tedbirleri alacağız.

Ülkemizdeki hukuk eğitimi gelişmiş ülkelerin çok gerisindedir. Hem hukuk fakültelerinde ders veren öğretim üyelerinin hem de hukuk öğrencilerinin en iyi şekilde yetişmesini hedefliyoruz. Marifetin çok sayıda üniversite açmak olmadığını biliyoruz. Türkiye’nin dünyada hukuksuzluklarla değil, dünya çapındaki nitelikli hukukçularıyla tanınmasını önemsiyoruz.

ÇOCUKLAR ADALET BİLİNCİYLE BÜYÜYECEK

İlkokuldan itibaren özgürlükçü demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve kadın erkek eşitliği derslerini eğitim müfredatına koyacağız.

HUKUK EĞİTİMİNE NİTELİK KAZANDIRACAĞIZ

  • Hukuk eğitiminin kalitesini yükselteceğiz. Nitelikli hukuk eğitimi için gereken kriterlere uymayan hukuk fakültelerini kapatacağız. Yeni hukuk fakültesi açılmasını önleyeceğiz.
  • Hukuk fakültelerinin kontenjanlarını kademeli olarak azaltacağız. Fakülteye girişte başarı sıralaması barajını yükselteceğiz.
  • Hukuk fakültelerinde öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısını artıracağız.
  • Hukuk fakültelerinde farklı alanlarda enstitüleşmeyi teşvik edeceğiz..
  • Üniversitelerde donanımlı kütüphaneler kurulmasını sağlayacağız.
  • Adalet Meslek Yüksek Okulları’ndan hukuk fakültesine dikey geçiş imkânını kademeli olarak kaldıracağız.

HUKUK MÜFREDATINI YENİLEYECEĞİZ

  • Dünyanın önde gelen hukuk fakültelerinin programlarını göz önünde bulundurarak hukuk fakültelerinde ders müfredatını yenileyeceğiz.
  • Hukuk fakültelerinde mantık, hukuk felsefesi, hukuk sosyolojisi, genel kamu hukuku, insan hakları hukuku gibi dersleri zorunlu yapacağız. Öğrencilerin muhakeme yetilerini artıracak ders ve etkinlikleri teşvik edeceğiz.
  • Hukukta belirli bir alanda uzmanlaşmanın önünü açmak için hukuk lisans eğitimi boyunca seçmeli derslerin artırılmasını teşvik edeceğiz. Özellikle bilişim ve teknoloji ile hukukun iç içe geçtiği konuları ele alan seçmeli dersler müfredatta yer alacak.

HUKUK EĞİTİMİNDE PRATİĞİ ARTIRACAĞIZ

  • Adliyelerin bünyesinde eğitim birimleri kuracağız. Bu eğitim birimleri, hukuk fakülteleri ile adliyeler arasında bir köprü işlevi görecek ve iş birliği sağlayacak.
  • Okullarda duruşma pratiklerine alan açacağız. Hukuk kliniği, model yargılama ve duruşma çalışmalarını teşvik ederek yaygınlaştıracağız.

HUKUKÇU ADAYLARA YURTDIŞI DENEYİMİ KAZANDIRACAĞIZ

  • Yabancı dil eğitimini destekleyeceğiz. Yurtdışı değişim programlarını yaygınlaştıracağız. Bu programlara erişimi kolaylaştıracağız.

DENKLİK SİSTEMİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ

  • Türkiye’de hukuk fakültesine girebilmek için aranan şartları taşımayanların yurt dışından aldıkları diplomalarına denklik vermeyeceğiz. Bu yönde yaratılan boşluğu doldurarak suistimali önleyeceğiz.

HUKUKÇULARIN NİTELİKLERİNİ ARTIRACAĞIZ

  • Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı derhal uygulamaya koyacağız. Sınavın adayların niteliğini artırıcı bir hazırlığa ihtiyaç duyacakları seviyede ölçücü olmasını sağlayacağız. 

Avukatlık mesleği, yargılama sürecinin kurucu unsurlarından birisidir. Yargı bağımsızlığının ve demokrasinin güçlendirilmesinin yolu, avukatlık mesleğine güvenin sağlanmasından geçer. Biz, avukatlık  mesleğinin özgür bir şekilde yerine getirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Mesleğin icrasını zorlaştıran, ayrımcılığa neden olan, adil yargılama ve savunma haklarının özünü ortadan kaldıran tüm uygulamalara son vereceğiz.

AVUKATLIĞA ANAYASAL STATÜ KAZANDIRACAĞIZ

  • Avukatlık mesleğine yargının asli bir unsuru olarak anayasal statü kazandıracağız.

BAROLARI GÜÇLENDİRECEĞİZ

  • Çoklu baro modeline son vereceğiz.
  • Baro ve Barolar Birliği seçimlerinde temsilde adalet ilkesiyle hareket edeceğiz. Barolarda çoğulculuğun gereği olarak ve baroların avukatlık mesleğinin genel menfaatlerine odaklanması için baro yönetim kurullarında nispi temsili sağlayacağız.
  • Barolardan temsilcilerin Adalet Komisyonlarında yer almalarını sağlayacağız.
  • Çoğulculuk perspektifiyle hareket edeceğiz. Komisyonları güçlendireceğiz.
  • Barolara vekaletname çıkarma yetkisi vereceğiz.

SAVUNMAYI GÜÇLENDİRECEĞİZ

  • Avukatların savunma görevinin tam olarak yerine getirilmesini, delillere ulaşmayı engelleyen ya da zorlaştıran KVKK gibi kanunlardaki düzenlemeleri, savunma görevinin önünü açacak şekilde yeniden düzenleyeceğiz.

GENÇ AVUKATLARI DESTEKLEYECEĞİZ

  • Avukatlık stajını kâğıt üzerinde işleyen bir süreç olmaktan çıkaracağız. Avukatlık stajının kapsamlı ve nitelikli bir teorik ve pratik  eğitim ile gerçekleştirilmesini sağlayacağız. Adalet Bakanlığı bütçesinden stajyer avukatlara ödenek ayıracağız.
  • Adli yardım ve CMK hizmeti veren avukatlara ödenen ücretleri artırıp bunların zamanında ödenmesi sağlayacağız. Bu görevlendirmelerde mesleğe yeni başlayan avukatlara ilk beş yıl boyunca öncelik vereceğiz.
  • Bağlı çalışan avukatlara baroların belirlediği tavsiye niteliğindeki ücretlerden düşük maaş verilmesinin önüne geçeceğiz.
  • Bağımsız ofis açabilme imkanına sahip olmayan genç avukatların randevu sistemine dayalı olarak müvekkilleri ile görüşebilecekleri saatlik toplantı odaları tahsisi için baroları teşvik edeceğiz.

Hâkimlik ve savcılık mesleğine alım sürecinde mülakat veya sözlü sınav adı altında uygulanan değerlendirmelerin adaletsizlik ürettiğini görüyoruz. Yazılı sınavlarda başarılı olan adayları eleyen, başarısız olan adayları ise üst sıralara yükselten bir sistemin adalet dağıtamayacağını biliyoruz. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı için

kadrolaşmayla ve kayırmacılıkla mücadele edeceğiz. Sınav sistemini değiştireceğiz. Hâkimlerin atama ve terfi yoluyla siyasi operasyonların bir parçası olmasının önüne geçeceğiz. Hâkim ve savcıların mesleki faaliyetlerini sürdürmelerini kolaylaştırıp mesleki teminatlarını güçlendireceğiz.

ATAMALARDA SİYASET DEĞİL, LİYAKAT KONUŞACAK

  • Hâkim ve savcıların mesleğe atanmalarında ve kamu hizmetlerine girmede eşitlik ilkesine uygun, objektif kriterlere dayalı ve her türden kayırmaya kapalı bir sistem getireceğiz. Böylece nitelikli ve liyakat sahibi kişilerin hâkimlik ve savcılık mesleğine kabulünü sağlayacağız.
  • Hâkim ve savcıların mesleki kariyerlerine ilişkin tüm kararları nesnel kıstaslara bağlayacağız. Hâkim ve savcıların mesleğe kabulü ve kariyerlerini; dürüstlük, yetenek ve etkinliklerini de gözeten liyakat esasına tâbi tutacağız.

MÜLAKATI KALDIRACAĞIZ

  • Hâkimlik ve savcılık mesleğine giriş sürecinde mülakatı kaldıracağız. Atamalar, yazılı sınav sonuçlarına göre gerçekleştirilecek.

İKİ AŞAMALI YAZILI SINAV SİSTEMİ GETİRECEĞİZ

  • İki aşamalı yazılı sınav sistemi uygulayacağız. İlk yazılı sınav çoktan seçmeli sorulardan oluşacak. İkinci yazılı sınava, ilk yazılı sınavda başarılı olan adaylar katılabilecek.
  • İkinci yazılı sınavda ise mevzuat hükümlerinin uyuşmazlıklara uygulanması konusunda yetkinlik, muhakeme yeteneği ve gerekçeli karar yazımına ilişkin beceriler ölçülecek.
  • İkinci yazılı sınav alanında uzman hâkim, savcı ve akademisyenler tarafından soru bazlı bölüşümle ve sınav kağıdının hangi adaya ait olduğunu bilmedikleri bir sistemle değerlendirilecektir.

ADALET AKADEMİSİ ÇOĞULCU NİTELİĞE KAVUŞACAK

Türkiye Adalet Akademisi’nin eğitim kadrosunu daha çoğulcu ve sivil bir niteliğe kavuşturarak, hâkim ve savcı adaylarının eğitimlerini daha nitelikli bir hale getireceğiz.

• Türkiye Adalet Akademisi’nde uygulamaya ilişkin eğitimleri artıracağız. Burada eğitim almış hâkim ve savcıların aktif görevlere atanmaları ise eğitimleri sonucunda yazılı sınavda başarılı bulunmalarına bağlı olacaktır.

• Hâkimlik ve savcılık yazılı sınavlarını kazanarak stajyer olarak atanmış adayların teorik ve pratik eğitimleri titizlikle sürdürülecek. Bu süreçte etik değerlere ilişkin eğitimler verilecek. Hâkim ve savcı adaylarının etik değerlere ilişkin hassasiyetleri ve psikolojik durumları değerlendirilecek.

YARGIDA UZMANLAŞMAYI TEŞVİK EDECEĞİZ

Yargıda uzmanlaşmayı sağlamak amacıyla, hâkimlerin uzmanlık alanına göre görevlendirilmeleri esasını kabul edeceğiz. İhtisas mahkemesinde görevli hâkimlerin kamu hizmeti gereklilikleri ve haklı neden dışında farklı uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkemelere atanmasının önünü kapatacağız.

• Hâkim ve savcıların yüksek lisans ve doktora mezuniyetleri yapılacak görevlendirmelerde dikkate alınacaktır. Örneğin, hukuk mahkemesi hâkimi olarak görev yapmakta olan ve özel hukuk alanında yüksek lisans mezunu olan bir hâkim rızası dışında ceza mahkemelerinde görevlendirilemeyecektir. Görev yaptığı alanla bağlantılı doktora tezi yazarak mezun olan hâkimlerin atamalarında

ise bu alt uzmanlık alanının dikkate alınmasını sağlayacağız.

• Hukuk doktorası olanların, uzmanlık kazandıkları alanlardaki ihtisas mahkemelerinde görev alabilmesine imkân sağlayacağız. Bunun için ayrı bir sınav süreci işleteceğiz.

HÂKİMLİK VE SAVCILIK TEMİNATLARINI GÜÇLENDİRECEĞİZ

  • Hâkimlerin yürütme organından tamamen bağımsız olmasını sağlamak üzere, idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlı olduğuna ilişkin anayasa hükmünü kaldıracağız.
  • Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun ‘Hâkim ve Savcıların Derece Yükselmesi Esaslarına İlişkin İlke Kararı’nda yer alan ilke ve esaslar kanunla düzenlenecektir. Böylece görevdeki hâkim ve savcıların derece yükselmeleri Hâkimler Kurulu ve Savcılar Kurulu’nun ilke kararına uyup uymamak yönündeki takdirine bırakılmayacak, öngörülen şartların gerçekleşmesiyle derece yükselmesi
  • yapılacaktır.
  • Hâkimler Kurulu ve Savcılar Kurulu’nun atama yapılacak hâkim ve savcı kadrolarını önceden ilan etmeleriyle ilgili gerekli düzenlemeleri yaparak, atamalarda şeffaflığı egemen kılacağız.
  • Hâkim ve savcıların görev süreleri, bağımsızlıkları ve hizmet koşulları başta olmak üzere statüleriyle ilgili yeterli hukuki güvenceleri titizlikle temin edeceğiz.
  • Yargı bağımsızlığını her seviyede güçlü bir şekilde tesis etmek için her seviyedeki hâkimler için coğrafi teminat güvencesi sağlayacağız. Hâkimlerin herhangi bir endişe duymadan görevlerini yürütebilmeleri ve hakkaniyetli bir karara varabilmeleri için, görev yaptıkları bölge için öngörülen süre dolmadan görev yerlerinin değiştirilebilmesine imkân veren düzenlemeleri kaldıracağız.
  • Kamu hizmeti gereklilikleri, disiplinsizlik, yetersizlik ve benzeri nesnel durumlar dışında Bölge Adliye Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi üyelerinin talepleri dışında tekrar ilk derece mahkemelerinde görevlendirilmesinin önüne
  • geçeceğiz.
  • Uygulamada karşılaşılan hukuka aykırı ve etik dışı vakaları göz önüne alarak mevzuatı ayrıntılı bir şekilde ölçülülük ilkesine uygun olarak güncelleyeceğiz.
  • Hakimler ve savcılar hakkında tesis edilen tüm disiplin işlemlerini yargı denetimine açacağız.

ADLİ KOLLUK TEŞKİLATI KURACAĞIZ

  • Doğrudan Cumhuriyet Başsavcılıklarına bağlı olacak şekilde adlî kolluk teşkilatı kuracağız.

HÂKİMLİK VE SAVCILIK MESLEKLERİNİ BİRBİRİNDEN AYIRACAĞIZ

  • Yargı sistemi içerisinde farklı görevlere ve konumlara sahip olan hâkimlik ve savcılık mesleklerini birbirinden ayıracağız. Hâkimlerin savcı, savcıların da hâkim olarak görevlendirilmelerine imkân veren yasal düzenlemeleri ilga edeceğiz.
  • Hâkimlerin ve savcıların sınavlarını, eğitimlerini, mesleğe alım süreçlerini ve fiziki mekânlarını birbirinden ayıracağız.
  • Savcıların adliye binalarının dışında kendilerine ait binalarda görev yapmalarını sağlayacağız.
  • Duruşma salonlarındaki oturma düzeninde hâkim ve savcıyı ayrıştıracağız.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yargı bağımsızlığının ve yargıya güvenin simgesi haline gelememesi, hukukun üstünlüğü bakımından son derece olumsuz bir durumdur. Bu durumun en önemli sebeplerinden birisinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısı olduğunu saptıyoruz. Bu nedenle “İddia” ve “karar” şeklinde

farklı işlevleri olan bu meslekleri birbirlerinden ayıracağız. Yeni kurulları demokratik meşruiyet esasına göre oluşturacağız.

KURUL ÜYELERİ BİR DEFAYA MAHSUS SEÇİLECEK

  • Yargı bağımsızlığını güçlendirmek ve yargıya güveni sağlamak için yargı sistemi içerisinde farklı görevlere ve konumlara sahip olan hâkimlik mesleği ile savcılık mesleğini birbirinden ayıracağız. Bu çerçevede, Hâkimler Kurulu ve Savcılar Kurulu şeklinde iki farklı kurul oluşturup her bir meslek grubu için görevin gereklerine uygun ayrı düzenlemeler yapacağız.
  • Hâkimler Kurulu ile Savcılar Kurulu üyelerinin görev süresi 6 yıllık tek seferden ibaret olacaktır. Kurul üyeliğinin ayrı bir meslek ve kariyer imkânı haline gelmesine izin vermeyeceğiz. Göreve atanmadan önce kamu görevlisi olan kurul üyesi görevi sona erdikten sonra müktesebine uygun bir göreve atanacaktır.

ÜYE SEÇİMLERİNDE DEMOKRATİK MEŞRUİYETİ SAĞLAYACAĞIZ

  • Kurullarda demokratik meşruiyetin temin edilmesi için üyelerden en az yarısının TBMM tarafından ve siyasi tarafsızlığı sağlayacak şekilde üçte iki nitelikli çoğunlukla seçilmesini esas alacağız ve böylelikle yürütmenin etkisini sonlandıracağız. Nitelikli çoğunluk şartının sağlanamaması halinde üyeler kura yöntemiyle belirlenecektir.
  • TBMM tarafından seçilecek adayların kamuya açık bir biçimde mülakata tabi tutulmasını öngörerek, bir taraftan adayların kamuoyunda yeterince tanınmasını, diğer taraftan da nitelikli adayların seçilmesini sağlayacağız. 
  • Yargı kurullarında hâkimlik ve savcılık mesleğinden gelen kişilerin ağırlıkta olmasını sağlayacağız.
  • Kurullarda üye kompozisyonunun zenginleşmesini ve çoğulcu bir yapıya kavuşmasını temin edeceğiz. Üye seçiminde cinsiyet kotasına yer vereceğiz.
  • Çoğulculuğu sağlamak amacıyla, farklı kaynaklardan üye seçimi ve oylamalarda gizli ve tek oy seçim usulü ile bir grubun Kurul’a egemen olmasını engelleyeceğiz.

HÂKİMLER KURULU

  • Hâkimler Kurulu 13 üyeden oluşacaktır. Üç üyesi Yargıtay üyeleri; iki üyesi Danıştay üyeleri; iki üyesi hâkimlik mesleğine alınmasına engel bir hâli olmayan, yükseköğretim kurumlarının hukuk dalında görev yapan öğretim üyeleri arasından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından üçte iki nitelikli çoğunluk ile seçilecektir.
  • Seçme seçilme hakkı birinci sınıf olmuş hâkimlere ait olmak kaydıyla; bir üye Yargıtay üyeleri tarafından, bir üye Danıştay üyeleri tarafından, bir üye bölge adliye mahkemeleri üyeleri tarafından, bir üye bölge idare mahkemeleri üyeleri tarafından, bir üye adli yargı ve idari yargı ilk derece hâkimleri tarafından kendi mensupları arasından seçilir. Bu seçimde her hâkim yalnızca mensubu olduğu
  • mahkemeden aday olan kişilere oy verebilecek ve seçimde en çok oyu alan aday seçilecektir. Bir üye de meslekte on beş yılını doldurmuş avukatlar arasından TBB tarafından seçilecektir.
  • Hâkimler Kurulu’nda Adalet Bakanı’na, Adalet Bakan yardımcısına veya Adalet Bakanlığı’ndan herhangi bir temsilciye yer vermeyeceğiz.

SAVCILAR KURULU

  • Savcılar Kurulu 13 üyeden oluşacaktır. Üç üyesi Yargıtay savcıları; bir üyesi Danıştay savcıları; üç üyesi savcılık mesleğine alınmasına engel bir hâli olmayan, yüksek öğretim kurumlarının kamu hukuku dallarında görev yapan öğretim üyeleri ile meslekte fiilen on beş yılını doldurmuş avukatlar arasından ikisi öğretim üyesi biri avukat olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından üçte iki nitelikli
  • çoğunluk ile seçilecektir.
  • Bir üye Yargıtay savcıları tarafından, bir üye Danıştay savcıları tarafından, bir üye meslekte on beş yılını doldurmuş avukatlar arasından TBB tarafından, bir üye birinci sınıf olmuş ceza mahkemeleri savcıları tarafından kendi mensupları
  • arasından seçilir. Bu seçimde her savcı yalnızca mensubu olduğu mahkemeden aday olan kişilere oy verebilecek ve seçimde en çok oyu alan aday seçilecektir.
  • Adalet Bakanı ile Adalet Bakan Yardımcısı Savcılar Kurulu’nun doğal üyesi olacaktır.

Özgürlükçü demokratik siyasal sistemin merkezinde yer alan Anayasa Mahkemesi’nin temel işlevi hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını koruyarak anayasanın üstünlüğünü sağlamaktır. Mahkeme’nin güçlü bir kurumsal yapıya kavuşabilmesi için yetki alanının genişletilmesi ve yürütme ve yasama karşısında

bağımsızlığının güvence altına alınması zorunludur. Mahkeme’nin kurumsal yapısının güçlendirilmesi ve etkili kararlar alabilmesi üyelerin tecrübe ve nitelikleriyle çok yakından ilgili olduğu için üyelerin mesleki yeterlilikleri bakımından objektif kriterler

belirleyeceğiz. Üyelerin seçiminde çok büyük ölçüde Cumhurbaşkanının hâkim olmasından kaynaklanan suiistimalin önüne geçeceğiz. Anayasa Mahkemesi’nin güçlü, hızlı ve etkili kararlar alabilmesi için mahkemenin üye ve bölüm sayısının

arttırılması ve her bir bölümün farklı davalara bakması gerektiğini düşünüyoruz.

ANAYASA MAHKEMESİ’NE ÜYE SEÇİM SİSTEMİNİ YENİLEYECEĞİZ

  • Anayasa Mahkemesi’nin hali hazırda 15 olan üye sayısını 21’e çıkaracağız.
  • Bu çerçevede, mahkeme üye kompozisyonunun zenginleşmesini ve çoğulcu bir yapıya kavuşmasını temin edeceğiz. Çoğulculuğu sağlamak amacıyla, farklı kaynaklardan üye seçimi ve oylamalarda gizli ve tek oy seçim usulü ile bir grubun Yüksek Mahkeme’ye egemen olmasını engelleyeceğiz. Üye seçiminde cinsiyet
  • kotasına yer vereceğiz.
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi; beş üyeyi üniversitelerde hukuk dallarında en az doçent doktor seviyesinde öğretim üyeliği yapanlardan Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen on beş aday arasından, iki üyeyi Sayıştay, beş üyeyi Yargıtay, dört üyeyi Danıştay genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her boş üyelik için gösterecekleri üçer aday arasından; iki üyeyi ise TBB’nin avukatlar arasından göstereceği üç aday arasından yapacağı gizli oylamayla seçer.
  • TBMM Genel Kurulu’nda yapılacak gizli seçimden önce Anayasa Komisyonu ile Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon önünde adaylar eşit sürelerle mülakata tâbi tutulacak, bu mülakatlar TBMM TV tarafından canlı olarak yayınlanacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yapılacak gizli seçimde, her boş üyelik için ilk oylamada üye tam sayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tam sayısının beşte üçü aranır. İkinci oylamada beşte üç çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday arasında ad çekme usulüyle kura çekilir.
  • Cumhurbaşkanı, üç üyeyi; en az 5 yıl kıdeme sahip Anayasa Mahkemesi raportörleri, üst düzey kamu görevlileri, öğretim üyeleri, en az 15 yıl mesleği icra etmiş avukatlar ile birinci sınıf hâkim ve savcılar arasından doğrudan seçer.
  • 12 yıllık tek seferden ibaret olan görev süresi sona eren Anayasa Mahkemesi üyesi bu göreve tekrar seçilemeyecek, olağan kademe ve derece ilerlemesi sayılarak en son görev yerine dönecektir.
  • Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay tarafından belirlenecek adayların en az 5 yıl Yüksek Mahkeme üyesi olarak görev yapmış olması şartı aranacaktır.
  • Mahkeme üyelerinin en az dörtte üçünün hukukçu olması zorunlu olacaktır.

BİREYSEL BAŞVURULARIN KAPSAMINI GENİŞLETECEĞİZ

Anayasa Mahkemesi’nin yetki ve görev alanlarını genişleterek bağımsızlığını güçlendirecek, böylece anayasal düzenin istikrarlı olarak sürdürülmesini temin edeceğiz.

• Temel hak ve hürriyetlerin daha güçlü bir şekilde korunması için bireysel başvuru hakkının kapsamını genişleteceğiz.

• Bireysel başvuruda bulunma süresini 30 günden 60 güne çıkaracağız.

• Anayasa Mahkemesi’nde bireysel başvuruları inceleyen bölüm sayısını artıracağız. Böylece bireysel başvuruların daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlayacağız.

İPTAL DAVASI AÇMA HAKKINI GENİŞLETECEĞİZ

  • Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açma hakkını genişleterek anayasal denetimi kolaylaştıracağız. Buna ilişkin olarak yalnızca Cumhurbaşkanı ile en fazla sandalyeye sahip ilk iki partinin değil, TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partilerin ve TBMM üye tamsayısının en az onda biri kadar milletvekilinin iptal davası açabilmesini sağlayacağız.

ANAYASAL ORGAN VE KURUMLAR ŞİKÂYET EDİLEBİLECEK

  • Anayasa Mahkemesi’ni organ uyuşmazlığı davaları bakımından da yetkilendirileceğiz. Böylece yasama, yürütme, yargı organları ile siyasi partiler ya da Anayasa’da düzenlenen kurumlardan biri, bir diğer anayasal organ ya da kurumun anayasal yetkilerini aştığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilecektir.

MAHKEME KARARLARININ UYGULANMASINI SAĞLAYACAĞIZ

  • Anayasa Mahkemesi kararlarının Anayasa’da öngörüldüğü şekilde derhal uygulanmasını sağlayacak adımları atacağız. Anayasanın üstünlüğünü pekiştirmek ve hukuk devletinin özüne zarar veren uygulamaları önlemek için Anayasa Mahkemesi kararlarının gereğince yerine getirilmesini sağlayacak tedbirler alacağız.

Yüksek yargı organlarından Yargıtay ve Danıştay üyelerinin nitelikleri yargı kararlarını doğrudan etkiliyor. Bu mahkemeler Hâkimler Kurulu, Savcılar Kurulu, YSK ve AYM’ye yapılacak seçimlerde de etkili olduğundan hukuk devleti ilkesinin ve demokrasinin tesisinde de belirleyici rol oynuyor. Ne yazık ki Yargıtay ve Danıştay

üyelerinin seçiminde ise siyasi otoritenin kendine bağlı, üzerinde etkili olabildiği, kendisine sadakat gösteren bir yargı organı oluşturma anlayışı hüküm sürüyor. Biz, yargı bağımsızlığının tesisi ve vatandaşlarımızın yargıya güveninin sağlanması için yüksek yargıda niteliğin artırılması gerektiğine inanıyoruz.

YÜKSEK YARGIDA LİYAKAT VE ŞEFFAFLIK DÖNEMİNİ BAŞLATACAĞIZ

  • Yüksek yargıda niteliği artırabilmek amacıyla, Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilmede objektif kriterlerin aranmasını zorunlu hale getireceğiz. Üye seçiminde nesnelliği ve şeffaflığı güvence altına alacağız.
  • Yargıtay ve Danıştay daire başkanlıklarına seçim usulünü değiştireceğiz. Kıdem ve liyakate dayalı bir sistem getireceğiz.
  • Yüksek yargı üye kompozisyonunun zenginleşmesini ve çoğulcu bir yapıya kavuşmasını temin edeceğiz. Üye seçiminde cinsiyet kotasına yer vereceğiz.
  • Yargıtay’ın ve Danıştay’ın ara karar niteliğinde olmayan bütün kararlarını erişime açacağız. Bu kararlar, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uygun hale getirildikten sonra kullanılabilir filtrelerle kullanıcı dostu haline getirilmiş bir arama motoru ile ulaşabilecek.

YARGITAY’A ÜYE SEÇİM SİSTEMİNİ YENİLEYECEĞİZ

  • Yargıtay hukuk daireleri üyeleri, Hâkimler Kurulu tarafından seçilecektir.
  • Yargıtay ceza daireleri üyelerinin yarısı Hâkimler Kurulu’nca yarısı Savcılar Kurulu’nca seçilecektir.
  • Yargıtay üyeliğine atanan kişilerin en az yarısının bölge adliye mahkemesi hâkimleri arasından olması zorunlu tutulacaktır.
  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve vekili, Yargıtay Genel Kurulu tarafından
  • seçilecektir.

YÜKSEK YARGIDA LİYAKAT VE ŞEFFAFLIK DÖNEMİNİ BAŞLATACAĞIZ

  • Yüksek yargıda niteliği artırabilmek amacıyla, Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilmede objektif kriterlerin aranmasını zorunlu hale getireceğiz. Üye seçiminde nesnelliği ve şeffaflığı güvence altına alacağız.
  • argıtay ve Danıştay daire başkanlıklarına seçim usulünü değiştireceğiz. Kıdem ve liyakate dayalı bir sistem getireceğiz.
  • Yüksek yargı üye kompozisyonunun zenginleşmesini ve çoğulcu bir yapıya kavuşmasını temin edeceğiz. Üye seçiminde cinsiyet kotasına yer vereceğiz.
  • Yargıtay’ın ve Danıştay’ın ara karar niteliğinde olmayan bütün kararlarını erişime açacağız. Bu kararlar, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uygun hale getirildikten sonra kullanılabilir filtrelerle kullanıcı dostu haline getirilmiş bir arama motoru ile ulaşabilecek.

YARGITAY’A ÜYE SEÇİM SİSTEMİNİ YENİLEYECEĞİZ

  • Yargıtay hukuk daireleri üyeleri, Hâkimler Kurulu tarafından seçilecektir.
  • Yargıtay ceza daireleri üyelerinin yarısı Hâkimler Kurulu’nca yarısı Savcılar Kurulu’nca seçilecektir.
  • Yargıtay üyeliğine atanan kişilerin en az yarısının bölge adliye mahkemesi hâkimleri arasından olması zorunlu tutulacaktır.
  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve vekili, Yargıtay Genel Kurulu tarafından seçilecektir.

DANIŞTAY’A ÜYE SEÇİM SİSTEMİNİ YENİLEYECEĞİZ

  • Danıştay üyelerinin dörtte üçü Hâkimler Kurulu tarafından seçilecektir.
  • Danıştay üyelerinin dörtte biri Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na yaptıkları başvuru üzerine Anayasa Komisyonu ile Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon önündeki mülakat ve komisyonda yapılan gizli oylamada her komisyon üyesinin tek oy kullandığı bir seçim sonucundaki sıralamaya göre
  • belirlenecektir.
  • Hâkimler Kurulu’nca Danıştay üyeliğine seçilen kişilerin en az yarısının bölge idare mahkemesi hâkimleri arasından olması zorunlu tutulacaktır.

Sayıştay denetimi yürütme organının ve kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu ile Meclis’in bütçe hakkının kullanımını konu aldığından ötürü toplumu yakından ilgilendiriyor. Sayıştay’ın bu görevini etkili ve bağımsız bir şekilde yerine getirmesini sağlayacağız. Hükümetin bütün harcamaları şeffaf ve denetlenebilir

olacak. Demokratik hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak yürütme; halka ve yasama organına hesap verme sorumluluğunu yerine getirecek.

SAYIŞTAY’I YÜKSEK MAHKEME OLARAK

DÜZENLEYECEĞİZ

  • Sayıştay’ı Anayasa’da bir yüksek mahkeme olarak düzenleyeceğiz. Sayıştay’ın bağımsızlığını tesis edeceğiz.
  • Sayıştay denetiminin kapsamını tüm kamu kurum ve kuruluşlarını içerecek şekilde genişleteceğiz.

HİÇBİR ŞEY GİZLİ KALMAYACAK

  • Sayıştay raporlarının tamamının TBMM Kesin Hesap Komisyonu’na sunulmasını zorunlu tutacağız.

Yüksek Seçim Kurulu’nun hukuki niteliğine ilişkin tartışmaların uygulamada çeşitli sorunlara yol açtığını görüyoruz. Demokrasimizde seçim güvenliğinin tam olarak

sağlanabilmesinin Yüksek Seçim Kurulu’nun bağımsızlığına bağlı olduğunu biliyoruz. Yüksek Seçim Kurulu’nun niteliğini netliğe kavuşturacağız.

  • Yüksek Seçim Kurulu’nu Anayasa’da yargı bölümü içerisinde bir yüksek mahkeme olarak düzenleyeceğiz.
  • Kurul üye kompozisyonunun zenginleşmesini ve çoğulcu bir yapıya kavuşmasını temin edeceğiz. Üye seçiminde cinsiyet kotasına yer vereceğiz.
  • Yüksek Seçim Kurulu’nu, idari ve yargısal görevleri bakımından iki daireye ayıracağız.
  • Oluşturacağımız yapıda yargısal görevi olan kurul, idari görevi olan kurulun aldığı kararlara karşı yapılan itirazları da karara bağlayacak.

Usul ekonomisi ilkesini hâkim kılacağız. Usul kanunlarımızda yapacağımız değişikliklerle yargılamanın hızlanması için gerekli tedbirleri alacağız.

• Hâlihazırda tüketici, iş ve ticari uyuşmazlıklarda işletilen arabuluculuk müessesesini, tarafların hukuken üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği menfaatlerine ilişkin ve taraflar arasında toplumsal sebeplerle aşırı bir dengesizlik olmadığı varsayılan tüm uyuşmazlıklarda uygulayacağız.

• Bilişim, sigorta, spor, nüfus, veraset, imar, çevre, enerji gibi konularda meydana gelen uyuşmazlıkların çözümü için ihtisas mahkemeleri/birimleri kuracağız. İhtisas mahkemesi hâkimi olabilme koşullarını detaylı olarak belirleyeceğiz.

• Adli tatil uygulamasını kaldıracağız.

• Uyuşmazlık taraflarının yargılamayı uzatmaya dair, gerçeğe ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlarına yargılama giderlerinden sorumlu tutulması dâhil olmak üzere hâkimlerin usul hukuku çerçevesinde yaptırımlar uygulamasını mümkün hale getireceğiz.

• Delillerin toplanması için avukata verilen yetkileri artıracağız. Müzekkerelere tekide rağmen yanıt vermeyen yetkililer hakkında cezai müeyyidelerin etkin şekilde uygulanmasını sağlayacağız.

ADALETİ GECİKTİRMEYECEĞİZ

Kadına şiddet davalarının en kısa sürede sonuçlandırılmasını sağlayacağız.

Bu amaçla söz konusu davalarda yargılama usullerinde basitliğe ve ispatta kolaylığa imkân verecek düzenlemeler yapacağız.

• Boşanma davaları için daha kısa hedef süreler belirleyeceğiz. Davaların hızlı sonuçlanması için usul kanununda değişiklikler yapacağız.

• Delillerin toplanması süreci sona erdikten sonra yalnızca tanıkların

dinlenmesi ve uyuşmazlığın nihai olarak görüşülmesi için duruşma yapılmasına ilişkin hükümler getireceğiz.

• Hukuk mahkemelerinde gerçekleştirilen yargılamalarda duruşma sayılarının azaltılmasını sağlayacak usulî tedbirleri alacağız.

• E-Duruşma uygulamasını yaygınlaştıracağız.

• UYAP sistemini daha verimli bir hale getireceğiz. UYAP ile bağlantılı gerekli değişiklikleri yaparak duruşmaların belirlenen saatte yapılmasına imkân sağlayacağız.

• Mahkemelerin fiziki koşullarını iyileştireceğiz.

• Mahkemelerde adli personel sayısını artıracağız.

• Hâkim ve savcıları her türlü idari iş yükünden kurtarıp sadece adli ve yargısal işlerle meşgul olabilmelerini sağlayacağız.

• Hâkim ve savcıların farklı sıfattaki mahkeme ve soruşturma büro türlerinde yer değişikliği yapmasını zorlaştıracağız

• Hâkim ve savcılar için belirli aralıklarla meslek içi eğitim programı düzenleyeceğiz. Bu programlardaki başarı, meslekte ilerlemede dikkate alınacak.

• Yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi/edilmemesi şikayetiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuruların Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu tarafından incelenmesine ilişkin düzenlemeleri yapacağız. Böylece bu komisyon tarafından AYM’nin

vermiş olduğu pilot kararlar doğrultusunda, benzer hak ihlallerinin hızlı bir şekilde tazminini ve çözümünü sağlayacağız.

HAKSIZLIĞA UĞRAYAN KOLAYCA MAHKEMEYE GİDEBİLECEK

Çevre davalarında dava açma ehliyetini genişleteceğiz. Böylece siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları çevreyi ilgilendiren konuları yargıya taşıyabilecek.

• İş uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculukta her talep eden işçiye barolar tarafından maddi durum araştırması yapılmaksızın adli yardım faslından avukat görevlendirilmesini mümkün hâle getireceğiz.

• Kadın ve çocuk için adli yardım ve zorunlu müdafiliğin kapsamını genişleteceğiz. Gerekli görülmesi halinde ücretsiz tercüman desteği sağlayacağız.

• Yargılama giderlerini ve harçlarını düşüreceğiz.

• Hukuki Himaye Sigortalarının yaygınlaşmasını teşvik edeceğiz.

• Hak arama özgürlüğünü engelleyen yargılama giderleri bakımından kadın ve çocuklar lehine pozitif ayrımcılık getiren yasal düzenlemeler yapacağız.

• İdari davalarda idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi uygulamasını kaldıracağız. İdarenin kendi personeliyle temsil edildiği davalarda idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyecek. Bu durum, vatandaşların haklarını aramak üzere idari dava açmalarında caydırıcı bir unsur olmayacak.

• Kısıtlılık kararı alınan soruşturma dosyalarında kısıtlılık süresini sınırlandıracağız. Kısıtlılık kararında kararın gerekçesinin gösterilmesini zorunlu tutacağız.

• Ceza yargılamalarında duruşma düzenini ‘silahların eşitliği’ ilkesine göre düzenleyeceğiz. İddia makamı ile savunma makamı eşit konumda olacak.

• Usul hukukumuzda yer alan tebliğ ve tefhim ibarelerinin yarattığı karmaşayı ortadan kaldıracağız. Böylece sürelerin tebliğden itibaren başlaması uygulamasını başlatacağız. Sürelerdeki karmaşayı azaltmak üzere sürelerde yeknesaklaşmayı amaçlayacağız.

• Mahkemeden kaynaklı olarak hatalı bildirilen sürelerin vatandaşlarımızın lehine uygulanması için yasal düzenlemeleri yapacağız.

SUÇSUZA, SUÇLU MUAMELESİ YAPILMAYACAK

Soruşturma açılmaksızın, soruşturma öncesi tetkik usulünün uygulama alanını genişleteceğiz, lekelenmeme hakkı kapsamında bireyler hakkında soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi sürecinin etkin şekilde yürütülmesini sağlayacağız.

• Kolluk güçleri ve savcılıkların yürüttükleri soruşturmalarda somut delillerin kaybolmadan ve etkin bir şekilde toplanabilmesi için teknik kapasitelerini artırma odaklı projeleri geliştireceğiz.

• Suçun sübutuna etki edecek deliller toplanmadan soruşturma aşamasının sonuçlanmaması yönünde somut usul düzenlemeleri yapacağız. Bu amaçla usul kanunlarımızda yer alan iddianamenin iadesi müessesesinin etkin bir şekilde uygulanmasını sağlayacağız.

• Savcının ifade alma işlemi belli usul ve esaslar dahilinde standardize edilerek mağdurun eksiklik nedeniyle defalarca aynı konuda beyanına başvurulmasının önüne geçeceğiz.

• Şüpheli ve sanığın mesai saatlerinde davet edilmesini mümkün kılacağız.

Davete uyulmaması halinde başvurulacak zorla getirmenin mesai saatleri dışında uygulanmasını engelleyeceğiz.

• Üst sınırı 4 yıl veya daha fazla hapis cezası gerektiren bir suçtan dolayı hakkında adli işlem yürütülen şüpheli veya sanığın kaçma şüphesi olduğu değerlendirilerek hakkında zorla getirme uygulanması halinde bu kişi hakkında kovuşturmaya yer

olmadığı kararı veya yapılan yargılama sonucunda beraat kararı çıkarsa ve zorla getirme uygulaması ilgili kişi açısından belirli bir zarara sebep olmuşsa bu kişinin zararının tazmin edilmesini sağlayacağız.

• Masumiyet karinesinin ihlaline sebebiyet verecek düzeyde uzun süren tutuklu kalma ve yargılama sürelerinin makul süreyi aşmaması için gerekli tedbirleri alacağız. Uzun tutukluluk sorununun temelden çözümü için yargılamada hedef süreleri daha makul seviyelere indireceğiz.

• Tutukluluk halinin devamı kararlarının Anayasa’nın 141. maddesinde yer aldığı şekilde gerekçeli olması amacıyla CMK’nın 108. maddesine eklenecek hüküm ile her defasında yeniden değerlendirme yapılması ile bu değerlendirmenin olumlu ve olumsuz sonuçlarının kararda yazılmasını sağlayacağız.

• Savcıların terfilerinde; hazırlamış oldukları iddianameler ve mütalaaların isabet oranının dikkate alınmasını sağlayacağız.

ANAYASA MAHKEMESİ VE AİHM KARARLARI UYGULANACAK

Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ile uyumlu kararlar alınmasını ve bu mahkemeler tarafından verilen kararların derhal uygulanmasını sağlayacak düzenlemeleri gerçekleştireceğiz.

• Görevini kötüye kullanmak suretiyle Anayasa Mahkemesi veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararına sebep olup devleti tazminata mahkûm ettiren ve zarara uğratan hâkimlere ve savcılara bu tazminat ve zararın rücu ettirilmesini sağlayacağız.

• Hâkimlerin terfilerinde, kararlarını verirken özenli davranmalarını sağlamak amacıyla verdikleri kararların Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla uyumunu temel ölçütlerden biri olarak kabul edeceğiz.

• Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarının benzer tüm davalar bakımından uygulanmasını sağlamak üzere ilgili yargı mercilerine görev alanlarındaki uyuşmazlıklar ile ilgili güncel Anayasa Mahkemesi kararları konusunda düzenli olarak içtihat derlemesi bültenlerinin dağıtımını sağlayacağız.

FAKÜLTE NİTELİKLİ, EĞİTİM KALİTELİ OLACAK
  • Ülkemizdeki hukuk eğitimi gelişmiş ülkelerin çok gerisindedir. Hem hukuk fakültelerinde ders veren öğretim üyelerinin hem de hukuk öğrencilerinin en iyi şekilde yetişmesini hedefliyoruz. Marifetin çok sayıda üniversite açmak olmadığını biliyoruz. Türkiye’nin dünyada hukuksuzluklarla değil, dünya çapındaki nitelikli hukukçularıyla tanınmasını önemsiyoruz.

    ÇOCUKLAR ADALET BİLİNCİYLE BÜYÜYECEK

    İlkokuldan itibaren özgürlükçü demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve kadın erkek eşitliği derslerini eğitim müfredatına koyacağız.

    HUKUK EĞİTİMİNE NİTELİK KAZANDIRACAĞIZ

    • Hukuk eğitiminin kalitesini yükselteceğiz. Nitelikli hukuk eğitimi için gereken kriterlere uymayan hukuk fakültelerini kapatacağız. Yeni hukuk fakültesi açılmasını önleyeceğiz.
    • Hukuk fakültelerinin kontenjanlarını kademeli olarak azaltacağız. Fakülteye girişte başarı sıralaması barajını yükselteceğiz.
    • Hukuk fakültelerinde öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısını artıracağız.
    • Hukuk fakültelerinde farklı alanlarda enstitüleşmeyi teşvik edeceğiz..
    • Üniversitelerde donanımlı kütüphaneler kurulmasını sağlayacağız.
    • Adalet Meslek Yüksek Okulları’ndan hukuk fakültesine dikey geçiş imkânını kademeli olarak kaldıracağız.

    HUKUK MÜFREDATINI YENİLEYECEĞİZ

    • Dünyanın önde gelen hukuk fakültelerinin programlarını göz önünde bulundurarak hukuk fakültelerinde ders müfredatını yenileyeceğiz.
    • Hukuk fakültelerinde mantık, hukuk felsefesi, hukuk sosyolojisi, genel kamu hukuku, insan hakları hukuku gibi dersleri zorunlu yapacağız. Öğrencilerin muhakeme yetilerini artıracak ders ve etkinlikleri teşvik edeceğiz.
    • Hukukta belirli bir alanda uzmanlaşmanın önünü açmak için hukuk lisans eğitimi boyunca seçmeli derslerin artırılmasını teşvik edeceğiz. Özellikle bilişim ve teknoloji ile hukukun iç içe geçtiği konuları ele alan seçmeli dersler müfredatta yer alacak.

    HUKUK EĞİTİMİNDE PRATİĞİ ARTIRACAĞIZ

    • Adliyelerin bünyesinde eğitim birimleri kuracağız. Bu eğitim birimleri, hukuk fakülteleri ile adliyeler arasında bir köprü işlevi görecek ve iş birliği sağlayacak.
    • Okullarda duruşma pratiklerine alan açacağız. Hukuk kliniği, model yargılama ve duruşma çalışmalarını teşvik ederek yaygınlaştıracağız.

    HUKUKÇU ADAYLARA YURTDIŞI DENEYİMİ KAZANDIRACAĞIZ

    • Yabancı dil eğitimini destekleyeceğiz. Yurtdışı değişim programlarını yaygınlaştıracağız. Bu programlara erişimi kolaylaştıracağız.

    DENKLİK SİSTEMİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ

    • Türkiye’de hukuk fakültesine girebilmek için aranan şartları taşımayanların yurt dışından aldıkları diplomalarına denklik vermeyeceğiz. Bu yönde yaratılan boşluğu doldurarak suistimali önleyeceğiz.

    HUKUKÇULARIN NİTELİKLERİNİ ARTIRACAĞIZ

    • Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı derhal uygulamaya koyacağız. Sınavın adayların niteliğini artırıcı bir hazırlığa ihtiyaç duyacakları seviyede ölçücü olmasını sağlayacağız.
AVUKATLARI GÜÇLENDİRECEĞİZ
  • Avukatlık mesleği, yargılama sürecinin kurucu unsurlarından birisidir. Yargı bağımsızlığının ve demokrasinin güçlendirilmesinin yolu, avukatlık mesleğine güvenin sağlanmasından geçer. Biz, avukatlık  mesleğinin özgür bir şekilde yerine getirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Mesleğin icrasını zorlaştıran, ayrımcılığa neden olan, adil yargılama ve savunma haklarının özünü ortadan kaldıran tüm uygulamalara son vereceğiz.

    AVUKATLIĞA ANAYASAL STATÜ KAZANDIRACAĞIZ

    • Avukatlık mesleğine yargının asli bir unsuru olarak anayasal statü kazandıracağız.

    BAROLARI GÜÇLENDİRECEĞİZ

    • Çoklu baro modeline son vereceğiz.
    • Baro ve Barolar Birliği seçimlerinde temsilde adalet ilkesiyle hareket edeceğiz. Barolarda çoğulculuğun gereği olarak ve baroların avukatlık mesleğinin genel menfaatlerine odaklanması için baro yönetim kurullarında nispi temsili sağlayacağız.
    • Barolardan temsilcilerin Adalet Komisyonlarında yer almalarını sağlayacağız.
    • Çoğulculuk perspektifiyle hareket edeceğiz. Komisyonları güçlendireceğiz.
    • Barolara vekaletname çıkarma yetkisi vereceğiz.

    SAVUNMAYI GÜÇLENDİRECEĞİZ

    • Avukatların savunma görevinin tam olarak yerine getirilmesini, delillere ulaşmayı engelleyen ya da zorlaştıran KVKK gibi kanunlardaki düzenlemeleri, savunma görevinin önünü açacak şekilde yeniden düzenleyeceğiz.

    GENÇ AVUKATLARI DESTEKLEYECEĞİZ

    • Avukatlık stajını kâğıt üzerinde işleyen bir süreç olmaktan çıkaracağız. Avukatlık stajının kapsamlı ve nitelikli bir teorik ve pratik  eğitim ile gerçekleştirilmesini sağlayacağız. Adalet Bakanlığı bütçesinden stajyer avukatlara ödenek ayıracağız.
    • Adli yardım ve CMK hizmeti veren avukatlara ödenen ücretleri artırıp bunların zamanında ödenmesi sağlayacağız. Bu görevlendirmelerde mesleğe yeni başlayan avukatlara ilk beş yıl boyunca öncelik vereceğiz.
    • Bağlı çalışan avukatlara baroların belirlediği tavsiye niteliğindeki ücretlerden düşük maaş verilmesinin önüne geçeceğiz.
    • Bağımsız ofis açabilme imkanına sahip olmayan genç avukatların randevu sistemine dayalı olarak müvekkilleri ile görüşebilecekleri saatlik toplantı odaları tahsisi için baroları teşvik edeceğiz.
HÂKİMLER VE SAVCILAR YETKİN, YARGI BAĞIMSIZ OLACAK
  • Hâkimlik ve savcılık mesleğine alım sürecinde mülakat veya sözlü sınav adı altında uygulanan değerlendirmelerin adaletsizlik ürettiğini görüyoruz. Yazılı sınavlarda başarılı olan adayları eleyen, başarısız olan adayları ise üst sıralara yükselten bir sistemin adalet dağıtamayacağını biliyoruz. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı için

    kadrolaşmayla ve kayırmacılıkla mücadele edeceğiz. Sınav sistemini değiştireceğiz. Hâkimlerin atama ve terfi yoluyla siyasi operasyonların bir parçası olmasının önüne geçeceğiz. Hâkim ve savcıların mesleki faaliyetlerini sürdürmelerini kolaylaştırıp mesleki teminatlarını güçlendireceğiz.

    ATAMALARDA SİYASET DEĞİL, LİYAKAT KONUŞACAK

    • Hâkim ve savcıların mesleğe atanmalarında ve kamu hizmetlerine girmede eşitlik ilkesine uygun, objektif kriterlere dayalı ve her türden kayırmaya kapalı bir sistem getireceğiz. Böylece nitelikli ve liyakat sahibi kişilerin hâkimlik ve savcılık mesleğine kabulünü sağlayacağız.
    • Hâkim ve savcıların mesleki kariyerlerine ilişkin tüm kararları nesnel kıstaslara bağlayacağız. Hâkim ve savcıların mesleğe kabulü ve kariyerlerini; dürüstlük, yetenek ve etkinliklerini de gözeten liyakat esasına tâbi tutacağız.

    MÜLAKATI KALDIRACAĞIZ

    • Hâkimlik ve savcılık mesleğine giriş sürecinde mülakatı kaldıracağız. Atamalar, yazılı sınav sonuçlarına göre gerçekleştirilecek.

    İKİ AŞAMALI YAZILI SINAV SİSTEMİ GETİRECEĞİZ

    • İki aşamalı yazılı sınav sistemi uygulayacağız. İlk yazılı sınav çoktan seçmeli sorulardan oluşacak. İkinci yazılı sınava, ilk yazılı sınavda başarılı olan adaylar katılabilecek.
    • İkinci yazılı sınavda ise mevzuat hükümlerinin uyuşmazlıklara uygulanması konusunda yetkinlik, muhakeme yeteneği ve gerekçeli karar yazımına ilişkin beceriler ölçülecek.
    • İkinci yazılı sınav alanında uzman hâkim, savcı ve akademisyenler tarafından soru bazlı bölüşümle ve sınav kağıdının hangi adaya ait olduğunu bilmedikleri bir sistemle değerlendirilecektir.

    ADALET AKADEMİSİ ÇOĞULCU NİTELİĞE KAVUŞACAK

    Türkiye Adalet Akademisi’nin eğitim kadrosunu daha çoğulcu ve sivil bir niteliğe kavuşturarak, hâkim ve savcı adaylarının eğitimlerini daha nitelikli bir hale getireceğiz.

    • Türkiye Adalet Akademisi’nde uygulamaya ilişkin eğitimleri artıracağız. Burada eğitim almış hâkim ve savcıların aktif görevlere atanmaları ise eğitimleri sonucunda yazılı sınavda başarılı bulunmalarına bağlı olacaktır.

    • Hâkimlik ve savcılık yazılı sınavlarını kazanarak stajyer olarak atanmış adayların teorik ve pratik eğitimleri titizlikle sürdürülecek. Bu süreçte etik değerlere ilişkin eğitimler verilecek. Hâkim ve savcı adaylarının etik değerlere ilişkin hassasiyetleri ve psikolojik durumları değerlendirilecek.

    YARGIDA UZMANLAŞMAYI TEŞVİK EDECEĞİZ

    Yargıda uzmanlaşmayı sağlamak amacıyla, hâkimlerin uzmanlık alanına göre görevlendirilmeleri esasını kabul edeceğiz. İhtisas mahkemesinde görevli hâkimlerin kamu hizmeti gereklilikleri ve haklı neden dışında farklı uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkemelere atanmasının önünü kapatacağız.

    • Hâkim ve savcıların yüksek lisans ve doktora mezuniyetleri yapılacak görevlendirmelerde dikkate alınacaktır. Örneğin, hukuk mahkemesi hâkimi olarak görev yapmakta olan ve özel hukuk alanında yüksek lisans mezunu olan bir hâkim rızası dışında ceza mahkemelerinde görevlendirilemeyecektir. Görev yaptığı alanla bağlantılı doktora tezi yazarak mezun olan hâkimlerin atamalarında

    ise bu alt uzmanlık alanının dikkate alınmasını sağlayacağız.

    • Hukuk doktorası olanların, uzmanlık kazandıkları alanlardaki ihtisas mahkemelerinde görev alabilmesine imkân sağlayacağız. Bunun için ayrı bir sınav süreci işleteceğiz.

    HÂKİMLİK VE SAVCILIK TEMİNATLARINI GÜÇLENDİRECEĞİZ

    • Hâkimlerin yürütme organından tamamen bağımsız olmasını sağlamak üzere, idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlı olduğuna ilişkin anayasa hükmünü kaldıracağız.
    • Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun ‘Hâkim ve Savcıların Derece Yükselmesi Esaslarına İlişkin İlke Kararı’nda yer alan ilke ve esaslar kanunla düzenlenecektir. Böylece görevdeki hâkim ve savcıların derece yükselmeleri Hâkimler Kurulu ve Savcılar Kurulu’nun ilke kararına uyup uymamak yönündeki takdirine bırakılmayacak, öngörülen şartların gerçekleşmesiyle derece yükselmesi
    • yapılacaktır.
    • Hâkimler Kurulu ve Savcılar Kurulu’nun atama yapılacak hâkim ve savcı kadrolarını önceden ilan etmeleriyle ilgili gerekli düzenlemeleri yaparak, atamalarda şeffaflığı egemen kılacağız.
    • Hâkim ve savcıların görev süreleri, bağımsızlıkları ve hizmet koşulları başta olmak üzere statüleriyle ilgili yeterli hukuki güvenceleri titizlikle temin edeceğiz.
    • Yargı bağımsızlığını her seviyede güçlü bir şekilde tesis etmek için her seviyedeki hâkimler için coğrafi teminat güvencesi sağlayacağız. Hâkimlerin herhangi bir endişe duymadan görevlerini yürütebilmeleri ve hakkaniyetli bir karara varabilmeleri için, görev yaptıkları bölge için öngörülen süre dolmadan görev yerlerinin değiştirilebilmesine imkân veren düzenlemeleri kaldıracağız.
    • Kamu hizmeti gereklilikleri, disiplinsizlik, yetersizlik ve benzeri nesnel durumlar dışında Bölge Adliye Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi üyelerinin talepleri dışında tekrar ilk derece mahkemelerinde görevlendirilmesinin önüne
    • geçeceğiz.
    • Uygulamada karşılaşılan hukuka aykırı ve etik dışı vakaları göz önüne alarak mevzuatı ayrıntılı bir şekilde ölçülülük ilkesine uygun olarak güncelleyeceğiz.
    • Hakimler ve savcılar hakkında tesis edilen tüm disiplin işlemlerini yargı denetimine açacağız.

    ADLİ KOLLUK TEŞKİLATI KURACAĞIZ

    • Doğrudan Cumhuriyet Başsavcılıklarına bağlı olacak şekilde adlî kolluk teşkilatı kuracağız.

    HÂKİMLİK VE SAVCILIK MESLEKLERİNİ BİRBİRİNDEN AYIRACAĞIZ

    • Yargı sistemi içerisinde farklı görevlere ve konumlara sahip olan hâkimlik ve savcılık mesleklerini birbirinden ayıracağız. Hâkimlerin savcı, savcıların da hâkim olarak görevlendirilmelerine imkân veren yasal düzenlemeleri ilga edeceğiz.
    • Hâkimlerin ve savcıların sınavlarını, eğitimlerini, mesleğe alım süreçlerini ve fiziki mekânlarını birbirinden ayıracağız.
    • Savcıların adliye binalarının dışında kendilerine ait binalarda görev yapmalarını sağlayacağız.
    • Duruşma salonlarındaki oturma düzeninde hâkim ve savcıyı ayrıştıracağız.
HÂKİMLER KURULU VE SAVCILAR KURULU KURACAĞIZ
  • Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yargı bağımsızlığının ve yargıya güvenin simgesi haline gelememesi, hukukun üstünlüğü bakımından son derece olumsuz bir durumdur. Bu durumun en önemli sebeplerinden birisinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısı olduğunu saptıyoruz. Bu nedenle “İddia” ve “karar” şeklinde

    farklı işlevleri olan bu meslekleri birbirlerinden ayıracağız. Yeni kurulları demokratik meşruiyet esasına göre oluşturacağız.

    KURUL ÜYELERİ BİR DEFAYA MAHSUS SEÇİLECEK

    • Yargı bağımsızlığını güçlendirmek ve yargıya güveni sağlamak için yargı sistemi içerisinde farklı görevlere ve konumlara sahip olan hâkimlik mesleği ile savcılık mesleğini birbirinden ayıracağız. Bu çerçevede, Hâkimler Kurulu ve Savcılar Kurulu şeklinde iki farklı kurul oluşturup her bir meslek grubu için görevin gereklerine uygun ayrı düzenlemeler yapacağız.
    • Hâkimler Kurulu ile Savcılar Kurulu üyelerinin görev süresi 6 yıllık tek seferden ibaret olacaktır. Kurul üyeliğinin ayrı bir meslek ve kariyer imkânı haline gelmesine izin vermeyeceğiz. Göreve atanmadan önce kamu görevlisi olan kurul üyesi görevi sona erdikten sonra müktesebine uygun bir göreve atanacaktır.

    ÜYE SEÇİMLERİNDE DEMOKRATİK MEŞRUİYETİ SAĞLAYACAĞIZ

    • Kurullarda demokratik meşruiyetin temin edilmesi için üyelerden en az yarısının TBMM tarafından ve siyasi tarafsızlığı sağlayacak şekilde üçte iki nitelikli çoğunlukla seçilmesini esas alacağız ve böylelikle yürütmenin etkisini sonlandıracağız. Nitelikli çoğunluk şartının sağlanamaması halinde üyeler kura yöntemiyle belirlenecektir.
    • TBMM tarafından seçilecek adayların kamuya açık bir biçimde mülakata tabi tutulmasını öngörerek, bir taraftan adayların kamuoyunda yeterince tanınmasını, diğer taraftan da nitelikli adayların seçilmesini sağlayacağız.
    • Yargı kurullarında hâkimlik ve savcılık mesleğinden gelen kişilerin ağırlıkta olmasını sağlayacağız.
    • Kurullarda üye kompozisyonunun zenginleşmesini ve çoğulcu bir yapıya kavuşmasını temin edeceğiz. Üye seçiminde cinsiyet kotasına yer vereceğiz.
    • Çoğulculuğu sağlamak amacıyla, farklı kaynaklardan üye seçimi ve oylamalarda gizli ve tek oy seçim usulü ile bir grubun Kurul’a egemen olmasını engelleyeceğiz.

    HÂKİMLER KURULU

    • Hâkimler Kurulu 13 üyeden oluşacaktır. Üç üyesi Yargıtay üyeleri; iki üyesi Danıştay üyeleri; iki üyesi hâkimlik mesleğine alınmasına engel bir hâli olmayan, yükseköğretim kurumlarının hukuk dalında görev yapan öğretim üyeleri arasından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından üçte iki nitelikli çoğunluk ile seçilecektir.
    • Seçme seçilme hakkı birinci sınıf olmuş hâkimlere ait olmak kaydıyla; bir üye Yargıtay üyeleri tarafından, bir üye Danıştay üyeleri tarafından, bir üye bölge adliye mahkemeleri üyeleri tarafından, bir üye bölge idare mahkemeleri üyeleri tarafından, bir üye adli yargı ve idari yargı ilk derece hâkimleri tarafından kendi mensupları arasından seçilir. Bu seçimde her hâkim yalnızca mensubu olduğu
    • mahkemeden aday olan kişilere oy verebilecek ve seçimde en çok oyu alan aday seçilecektir. Bir üye de meslekte on beş yılını doldurmuş avukatlar arasından TBB tarafından seçilecektir.
    • Hâkimler Kurulu’nda Adalet Bakanı’na, Adalet Bakan yardımcısına veya Adalet Bakanlığı’ndan herhangi bir temsilciye yer vermeyeceğiz.

    SAVCILAR KURULU

    • Savcılar Kurulu 13 üyeden oluşacaktır. Üç üyesi Yargıtay savcıları; bir üyesi Danıştay savcıları; üç üyesi savcılık mesleğine alınmasına engel bir hâli olmayan, yüksek öğretim kurumlarının kamu hukuku dallarında görev yapan öğretim üyeleri ile meslekte fiilen on beş yılını doldurmuş avukatlar arasından ikisi öğretim üyesi biri avukat olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından üçte iki nitelikli
    • çoğunluk ile seçilecektir.
    • Bir üye Yargıtay savcıları tarafından, bir üye Danıştay savcıları tarafından, bir üye meslekte on beş yılını doldurmuş avukatlar arasından TBB tarafından, bir üye birinci sınıf olmuş ceza mahkemeleri savcıları tarafından kendi mensupları
    • arasından seçilir. Bu seçimde her savcı yalnızca mensubu olduğu mahkemeden aday olan kişilere oy verebilecek ve seçimde en çok oyu alan aday seçilecektir.
    • Adalet Bakanı ile Adalet Bakan Yardımcısı Savcılar Kurulu’nun doğal üyesi olacaktır.
ANAYASA MAHKEMESİ’Nİ GÜÇLENDİRECEĞİZ
  • Özgürlükçü demokratik siyasal sistemin merkezinde yer alan Anayasa Mahkemesi’nin temel işlevi hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını koruyarak anayasanın üstünlüğünü sağlamaktır. Mahkeme’nin güçlü bir kurumsal yapıya kavuşabilmesi için yetki alanının genişletilmesi ve yürütme ve yasama karşısında

    bağımsızlığının güvence altına alınması zorunludur. Mahkeme’nin kurumsal yapısının güçlendirilmesi ve etkili kararlar alabilmesi üyelerin tecrübe ve nitelikleriyle çok yakından ilgili olduğu için üyelerin mesleki yeterlilikleri bakımından objektif kriterler

    belirleyeceğiz. Üyelerin seçiminde çok büyük ölçüde Cumhurbaşkanının hâkim olmasından kaynaklanan suiistimalin önüne geçeceğiz. Anayasa Mahkemesi’nin güçlü, hızlı ve etkili kararlar alabilmesi için mahkemenin üye ve bölüm sayısının

    arttırılması ve her bir bölümün farklı davalara bakması gerektiğini düşünüyoruz.

    ANAYASA MAHKEMESİ’NE ÜYE SEÇİM SİSTEMİNİ YENİLEYECEĞİZ

    • Anayasa Mahkemesi’nin hali hazırda 15 olan üye sayısını 21’e çıkaracağız.
    • Bu çerçevede, mahkeme üye kompozisyonunun zenginleşmesini ve çoğulcu bir yapıya kavuşmasını temin edeceğiz. Çoğulculuğu sağlamak amacıyla, farklı kaynaklardan üye seçimi ve oylamalarda gizli ve tek oy seçim usulü ile bir grubun Yüksek Mahkeme’ye egemen olmasını engelleyeceğiz. Üye seçiminde cinsiyet
    • kotasına yer vereceğiz.
    • Türkiye Büyük Millet Meclisi; beş üyeyi üniversitelerde hukuk dallarında en az doçent doktor seviyesinde öğretim üyeliği yapanlardan Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen on beş aday arasından, iki üyeyi Sayıştay, beş üyeyi Yargıtay, dört üyeyi Danıştay genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her boş üyelik için gösterecekleri üçer aday arasından; iki üyeyi ise TBB’nin avukatlar arasından göstereceği üç aday arasından yapacağı gizli oylamayla seçer.
    • TBMM Genel Kurulu’nda yapılacak gizli seçimden önce Anayasa Komisyonu ile Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon önünde adaylar eşit sürelerle mülakata tâbi tutulacak, bu mülakatlar TBMM TV tarafından canlı olarak yayınlanacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yapılacak gizli seçimde, her boş üyelik için ilk oylamada üye tam sayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tam sayısının beşte üçü aranır. İkinci oylamada beşte üç çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday arasında ad çekme usulüyle kura çekilir.
    • Cumhurbaşkanı, üç üyeyi; en az 5 yıl kıdeme sahip Anayasa Mahkemesi raportörleri, üst düzey kamu görevlileri, öğretim üyeleri, en az 15 yıl mesleği icra etmiş avukatlar ile birinci sınıf hâkim ve savcılar arasından doğrudan seçer.
    • 12 yıllık tek seferden ibaret olan görev süresi sona eren Anayasa Mahkemesi üyesi bu göreve tekrar seçilemeyecek, olağan kademe ve derece ilerlemesi sayılarak en son görev yerine dönecektir.
    • Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay tarafından belirlenecek adayların en az 5 yıl Yüksek Mahkeme üyesi olarak görev yapmış olması şartı aranacaktır.
    • Mahkeme üyelerinin en az dörtte üçünün hukukçu olması zorunlu olacaktır.

    BİREYSEL BAŞVURULARIN KAPSAMINI GENİŞLETECEĞİZ

    Anayasa Mahkemesi’nin yetki ve görev alanlarını genişleterek bağımsızlığını güçlendirecek, böylece anayasal düzenin istikrarlı olarak sürdürülmesini temin edeceğiz.

    • Temel hak ve hürriyetlerin daha güçlü bir şekilde korunması için bireysel başvuru hakkının kapsamını genişleteceğiz.

    • Bireysel başvuruda bulunma süresini 30 günden 60 güne çıkaracağız.

    • Anayasa Mahkemesi’nde bireysel başvuruları inceleyen bölüm sayısını artıracağız. Böylece bireysel başvuruların daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlayacağız.

    İPTAL DAVASI AÇMA HAKKINI GENİŞLETECEĞİZ

    • Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açma hakkını genişleterek anayasal denetimi kolaylaştıracağız. Buna ilişkin olarak yalnızca Cumhurbaşkanı ile en fazla sandalyeye sahip ilk iki partinin değil, TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partilerin ve TBMM üye tamsayısının en az onda biri kadar milletvekilinin iptal davası açabilmesini sağlayacağız.

    ANAYASAL ORGAN VE KURUMLAR ŞİKÂYET EDİLEBİLECEK

    • Anayasa Mahkemesi’ni organ uyuşmazlığı davaları bakımından da yetkilendirileceğiz. Böylece yasama, yürütme, yargı organları ile siyasi partiler ya da Anayasa’da düzenlenen kurumlardan biri, bir diğer anayasal organ ya da kurumun anayasal yetkilerini aştığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilecektir.

    MAHKEME KARARLARININ UYGULANMASINI SAĞLAYACAĞIZ

    • Anayasa Mahkemesi kararlarının Anayasa’da öngörüldüğü şekilde derhal uygulanmasını sağlayacak adımları atacağız. Anayasanın üstünlüğünü pekiştirmek ve hukuk devletinin özüne zarar veren uygulamaları önlemek için Anayasa Mahkemesi kararlarının gereğince yerine getirilmesini sağlayacak tedbirler alacağız.
YARGITAY’IN VE DANIŞTAY’IN NİTELİĞİNİ YÜKSELTECEĞİZ
  • Yüksek yargı organlarından Yargıtay ve Danıştay üyelerinin nitelikleri yargı kararlarını doğrudan etkiliyor. Bu mahkemeler Hâkimler Kurulu, Savcılar Kurulu, YSK ve AYM’ye yapılacak seçimlerde de etkili olduğundan hukuk devleti ilkesinin ve demokrasinin tesisinde de belirleyici rol oynuyor. Ne yazık ki Yargıtay ve Danıştay

    üyelerinin seçiminde ise siyasi otoritenin kendine bağlı, üzerinde etkili olabildiği, kendisine sadakat gösteren bir yargı organı oluşturma anlayışı hüküm sürüyor. Biz, yargı bağımsızlığının tesisi ve vatandaşlarımızın yargıya güveninin sağlanması için yüksek yargıda niteliğin artırılması gerektiğine inanıyoruz.

    YÜKSEK YARGIDA LİYAKAT VE ŞEFFAFLIK DÖNEMİNİ BAŞLATACAĞIZ

    • Yüksek yargıda niteliği artırabilmek amacıyla, Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilmede objektif kriterlerin aranmasını zorunlu hale getireceğiz. Üye seçiminde nesnelliği ve şeffaflığı güvence altına alacağız.
    • Yargıtay ve Danıştay daire başkanlıklarına seçim usulünü değiştireceğiz. Kıdem ve liyakate dayalı bir sistem getireceğiz.
    • Yüksek yargı üye kompozisyonunun zenginleşmesini ve çoğulcu bir yapıya kavuşmasını temin edeceğiz. Üye seçiminde cinsiyet kotasına yer vereceğiz.
    • Yargıtay’ın ve Danıştay’ın ara karar niteliğinde olmayan bütün kararlarını erişime açacağız. Bu kararlar, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uygun hale getirildikten sonra kullanılabilir filtrelerle kullanıcı dostu haline getirilmiş bir arama motoru ile ulaşabilecek.

    YARGITAY’A ÜYE SEÇİM SİSTEMİNİ YENİLEYECEĞİZ

    • Yargıtay hukuk daireleri üyeleri, Hâkimler Kurulu tarafından seçilecektir.
    • Yargıtay ceza daireleri üyelerinin yarısı Hâkimler Kurulu’nca yarısı Savcılar Kurulu’nca seçilecektir.
    • Yargıtay üyeliğine atanan kişilerin en az yarısının bölge adliye mahkemesi hâkimleri arasından olması zorunlu tutulacaktır.
    • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve vekili, Yargıtay Genel Kurulu tarafından
    • seçilecektir.

    YÜKSEK YARGIDA LİYAKAT VE ŞEFFAFLIK DÖNEMİNİ BAŞLATACAĞIZ

    • Yüksek yargıda niteliği artırabilmek amacıyla, Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilmede objektif kriterlerin aranmasını zorunlu hale getireceğiz. Üye seçiminde nesnelliği ve şeffaflığı güvence altına alacağız.
    • argıtay ve Danıştay daire başkanlıklarına seçim usulünü değiştireceğiz. Kıdem ve liyakate dayalı bir sistem getireceğiz.
    • Yüksek yargı üye kompozisyonunun zenginleşmesini ve çoğulcu bir yapıya kavuşmasını temin edeceğiz. Üye seçiminde cinsiyet kotasına yer vereceğiz.
    • Yargıtay’ın ve Danıştay’ın ara karar niteliğinde olmayan bütün kararlarını erişime açacağız. Bu kararlar, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uygun hale getirildikten sonra kullanılabilir filtrelerle kullanıcı dostu haline getirilmiş bir arama motoru ile ulaşabilecek.

    YARGITAY’A ÜYE SEÇİM SİSTEMİNİ YENİLEYECEĞİZ

    • Yargıtay hukuk daireleri üyeleri, Hâkimler Kurulu tarafından seçilecektir.
    • Yargıtay ceza daireleri üyelerinin yarısı Hâkimler Kurulu’nca yarısı Savcılar Kurulu’nca seçilecektir.
    • Yargıtay üyeliğine atanan kişilerin en az yarısının bölge adliye mahkemesi hâkimleri arasından olması zorunlu tutulacaktır.
    • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve vekili, Yargıtay Genel Kurulu tarafından seçilecektir.

    DANIŞTAY’A ÜYE SEÇİM SİSTEMİNİ YENİLEYECEĞİZ

    • Danıştay üyelerinin dörtte üçü Hâkimler Kurulu tarafından seçilecektir.
    • Danıştay üyelerinin dörtte biri Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na yaptıkları başvuru üzerine Anayasa Komisyonu ile Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon önündeki mülakat ve komisyonda yapılan gizli oylamada her komisyon üyesinin tek oy kullandığı bir seçim sonucundaki sıralamaya göre
    • belirlenecektir.
    • Hâkimler Kurulu’nca Danıştay üyeliğine seçilen kişilerin en az yarısının bölge idare mahkemesi hâkimleri arasından olması zorunlu tutulacaktır.
SAYIŞTAY DENETİMİNİN KAPSAMINI GENİŞLETECEĞİZ
  • Sayıştay denetimi yürütme organının ve kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu ile Meclis’in bütçe hakkının kullanımını konu aldığından ötürü toplumu yakından ilgilendiriyor. Sayıştay’ın bu görevini etkili ve bağımsız bir şekilde yerine getirmesini sağlayacağız. Hükümetin bütün harcamaları şeffaf ve denetlenebilir

    olacak. Demokratik hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak yürütme; halka ve yasama organına hesap verme sorumluluğunu yerine getirecek.

    SAYIŞTAY’I YÜKSEK MAHKEME OLARAK

    DÜZENLEYECEĞİZ

    • Sayıştay’ı Anayasa’da bir yüksek mahkeme olarak düzenleyeceğiz. Sayıştay’ın bağımsızlığını tesis edeceğiz.
    • Sayıştay denetiminin kapsamını tüm kamu kurum ve kuruluşlarını içerecek şekilde genişleteceğiz.

    HİÇBİR ŞEY GİZLİ KALMAYACAK

    • Sayıştay raporlarının tamamının TBMM Kesin Hesap Komisyonu’na sunulmasını zorunlu tutacağız.
YÜKSEK SEÇİM KURULU’NU YÜKSEK MAHKEME YAPACAĞIZ
  • Yüksek Seçim Kurulu’nun hukuki niteliğine ilişkin tartışmaların uygulamada çeşitli sorunlara yol açtığını görüyoruz. Demokrasimizde seçim güvenliğinin tam olarak

    sağlanabilmesinin Yüksek Seçim Kurulu’nun bağımsızlığına bağlı olduğunu biliyoruz. Yüksek Seçim Kurulu’nun niteliğini netliğe kavuşturacağız.

    • Yüksek Seçim Kurulu’nu Anayasa’da yargı bölümü içerisinde bir yüksek mahkeme olarak düzenleyeceğiz.
    • Kurul üye kompozisyonunun zenginleşmesini ve çoğulcu bir yapıya kavuşmasını temin edeceğiz. Üye seçiminde cinsiyet kotasına yer vereceğiz.
    • Yüksek Seçim Kurulu’nu, idari ve yargısal görevleri bakımından iki daireye ayıracağız.
    • Oluşturacağımız yapıda yargısal görevi olan kurul, idari görevi olan kurulun aldığı kararlara karşı yapılan itirazları da karara bağlayacak.
ADİL YARGILANMA HAKKINI SAĞLAYACAĞIZ
  • Usul ekonomisi ilkesini hâkim kılacağız. Usul kanunlarımızda yapacağımız değişikliklerle yargılamanın hızlanması için gerekli tedbirleri alacağız.

    • Hâlihazırda tüketici, iş ve ticari uyuşmazlıklarda işletilen arabuluculuk müessesesini, tarafların hukuken üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği menfaatlerine ilişkin ve taraflar arasında toplumsal sebeplerle aşırı bir dengesizlik olmadığı varsayılan tüm uyuşmazlıklarda uygulayacağız.

    • Bilişim, sigorta, spor, nüfus, veraset, imar, çevre, enerji gibi konularda meydana gelen uyuşmazlıkların çözümü için ihtisas mahkemeleri/birimleri kuracağız. İhtisas mahkemesi hâkimi olabilme koşullarını detaylı olarak belirleyeceğiz.

    • Adli tatil uygulamasını kaldıracağız.

    • Uyuşmazlık taraflarının yargılamayı uzatmaya dair, gerçeğe ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlarına yargılama giderlerinden sorumlu tutulması dâhil olmak üzere hâkimlerin usul hukuku çerçevesinde yaptırımlar uygulamasını mümkün hale getireceğiz.

    • Delillerin toplanması için avukata verilen yetkileri artıracağız. Müzekkerelere tekide rağmen yanıt vermeyen yetkililer hakkında cezai müeyyidelerin etkin şekilde uygulanmasını sağlayacağız.

    ADALETİ GECİKTİRMEYECEĞİZ

    Kadına şiddet davalarının en kısa sürede sonuçlandırılmasını sağlayacağız.

    Bu amaçla söz konusu davalarda yargılama usullerinde basitliğe ve ispatta kolaylığa imkân verecek düzenlemeler yapacağız.

    • Boşanma davaları için daha kısa hedef süreler belirleyeceğiz. Davaların hızlı sonuçlanması için usul kanununda değişiklikler yapacağız.

    • Delillerin toplanması süreci sona erdikten sonra yalnızca tanıkların

    dinlenmesi ve uyuşmazlığın nihai olarak görüşülmesi için duruşma yapılmasına ilişkin hükümler getireceğiz.

    • Hukuk mahkemelerinde gerçekleştirilen yargılamalarda duruşma sayılarının azaltılmasını sağlayacak usulî tedbirleri alacağız.

    • E-Duruşma uygulamasını yaygınlaştıracağız.

    • UYAP sistemini daha verimli bir hale getireceğiz. UYAP ile bağlantılı gerekli değişiklikleri yaparak duruşmaların belirlenen saatte yapılmasına imkân sağlayacağız.

    • Mahkemelerin fiziki koşullarını iyileştireceğiz.

    • Mahkemelerde adli personel sayısını artıracağız.

    • Hâkim ve savcıları her türlü idari iş yükünden kurtarıp sadece adli ve yargısal işlerle meşgul olabilmelerini sağlayacağız.

    • Hâkim ve savcıların farklı sıfattaki mahkeme ve soruşturma büro türlerinde yer değişikliği yapmasını zorlaştıracağız

    • Hâkim ve savcılar için belirli aralıklarla meslek içi eğitim programı düzenleyeceğiz. Bu programlardaki başarı, meslekte ilerlemede dikkate alınacak.

    • Yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi/edilmemesi şikayetiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuruların Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu tarafından incelenmesine ilişkin düzenlemeleri yapacağız. Böylece bu komisyon tarafından AYM’nin

    vermiş olduğu pilot kararlar doğrultusunda, benzer hak ihlallerinin hızlı bir şekilde tazminini ve çözümünü sağlayacağız.

    HAKSIZLIĞA UĞRAYAN KOLAYCA MAHKEMEYE GİDEBİLECEK

    Çevre davalarında dava açma ehliyetini genişleteceğiz. Böylece siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları çevreyi ilgilendiren konuları yargıya taşıyabilecek.

    • İş uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculukta her talep eden işçiye barolar tarafından maddi durum araştırması yapılmaksızın adli yardım faslından avukat görevlendirilmesini mümkün hâle getireceğiz.

    • Kadın ve çocuk için adli yardım ve zorunlu müdafiliğin kapsamını genişleteceğiz. Gerekli görülmesi halinde ücretsiz tercüman desteği sağlayacağız.

    • Yargılama giderlerini ve harçlarını düşüreceğiz.

    • Hukuki Himaye Sigortalarının yaygınlaşmasını teşvik edeceğiz.

    • Hak arama özgürlüğünü engelleyen yargılama giderleri bakımından kadın ve çocuklar lehine pozitif ayrımcılık getiren yasal düzenlemeler yapacağız.

    • İdari davalarda idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi uygulamasını kaldıracağız. İdarenin kendi personeliyle temsil edildiği davalarda idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyecek. Bu durum, vatandaşların haklarını aramak üzere idari dava açmalarında caydırıcı bir unsur olmayacak.

    • Kısıtlılık kararı alınan soruşturma dosyalarında kısıtlılık süresini sınırlandıracağız. Kısıtlılık kararında kararın gerekçesinin gösterilmesini zorunlu tutacağız.

    • Ceza yargılamalarında duruşma düzenini ‘silahların eşitliği’ ilkesine göre düzenleyeceğiz. İddia makamı ile savunma makamı eşit konumda olacak.

    • Usul hukukumuzda yer alan tebliğ ve tefhim ibarelerinin yarattığı karmaşayı ortadan kaldıracağız. Böylece sürelerin tebliğden itibaren başlaması uygulamasını başlatacağız. Sürelerdeki karmaşayı azaltmak üzere sürelerde yeknesaklaşmayı amaçlayacağız.

    • Mahkemeden kaynaklı olarak hatalı bildirilen sürelerin vatandaşlarımızın lehine uygulanması için yasal düzenlemeleri yapacağız.

    SUÇSUZA, SUÇLU MUAMELESİ YAPILMAYACAK

    Soruşturma açılmaksızın, soruşturma öncesi tetkik usulünün uygulama alanını genişleteceğiz, lekelenmeme hakkı kapsamında bireyler hakkında soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi sürecinin etkin şekilde yürütülmesini sağlayacağız.

    • Kolluk güçleri ve savcılıkların yürüttükleri soruşturmalarda somut delillerin kaybolmadan ve etkin bir şekilde toplanabilmesi için teknik kapasitelerini artırma odaklı projeleri geliştireceğiz.

    • Suçun sübutuna etki edecek deliller toplanmadan soruşturma aşamasının sonuçlanmaması yönünde somut usul düzenlemeleri yapacağız. Bu amaçla usul kanunlarımızda yer alan iddianamenin iadesi müessesesinin etkin bir şekilde uygulanmasını sağlayacağız.

    • Savcının ifade alma işlemi belli usul ve esaslar dahilinde standardize edilerek mağdurun eksiklik nedeniyle defalarca aynı konuda beyanına başvurulmasının önüne geçeceğiz.

    • Şüpheli ve sanığın mesai saatlerinde davet edilmesini mümkün kılacağız.

    Davete uyulmaması halinde başvurulacak zorla getirmenin mesai saatleri dışında uygulanmasını engelleyeceğiz.

    • Üst sınırı 4 yıl veya daha fazla hapis cezası gerektiren bir suçtan dolayı hakkında adli işlem yürütülen şüpheli veya sanığın kaçma şüphesi olduğu değerlendirilerek hakkında zorla getirme uygulanması halinde bu kişi hakkında kovuşturmaya yer

    olmadığı kararı veya yapılan yargılama sonucunda beraat kararı çıkarsa ve zorla getirme uygulaması ilgili kişi açısından belirli bir zarara sebep olmuşsa bu kişinin zararının tazmin edilmesini sağlayacağız.

    • Masumiyet karinesinin ihlaline sebebiyet verecek düzeyde uzun süren tutuklu kalma ve yargılama sürelerinin makul süreyi aşmaması için gerekli tedbirleri alacağız. Uzun tutukluluk sorununun temelden çözümü için yargılamada hedef süreleri daha makul seviyelere indireceğiz.

    • Tutukluluk halinin devamı kararlarının Anayasa’nın 141. maddesinde yer aldığı şekilde gerekçeli olması amacıyla CMK’nın 108. maddesine eklenecek hüküm ile her defasında yeniden değerlendirme yapılması ile bu değerlendirmenin olumlu ve olumsuz sonuçlarının kararda yazılmasını sağlayacağız.

    • Savcıların terfilerinde; hazırlamış oldukları iddianameler ve mütalaaların isabet oranının dikkate alınmasını sağlayacağız.

    ANAYASA MAHKEMESİ VE AİHM KARARLARI UYGULANACAK

    Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ile uyumlu kararlar alınmasını ve bu mahkemeler tarafından verilen kararların derhal uygulanmasını sağlayacak düzenlemeleri gerçekleştireceğiz.

    • Görevini kötüye kullanmak suretiyle Anayasa Mahkemesi veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararına sebep olup devleti tazminata mahkûm ettiren ve zarara uğratan hâkimlere ve savcılara bu tazminat ve zararın rücu ettirilmesini sağlayacağız.

    • Hâkimlerin terfilerinde, kararlarını verirken özenli davranmalarını sağlamak amacıyla verdikleri kararların Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla uyumunu temel ölçütlerden biri olarak kabul edeceğiz.

    • Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarının benzer tüm davalar bakımından uygulanmasını sağlamak üzere ilgili yargı mercilerine görev alanlarındaki uyuşmazlıklar ile ilgili güncel Anayasa Mahkemesi kararları konusunda düzenli olarak içtihat derlemesi bültenlerinin dağıtımını sağlayacağız.

DEVA iktidarının ilk 90 ve 360 gününde uygulanacak eylem planları

İLKELERİMİZ

• Temel hak ve özgürlükleri etnik köken, dil, din, mezhep, cinsiyet, siyasi ve sosyal aidiyet farkı gözetmeksizin güvence altına alan,

• İfade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldıran,

• Sosyal hakların korunması ve güçlendirilmesine önem veren,

• İstikrarlı bir yönetim sağlamak için çalışan,
• Katılımcı, çoğulcu ve şeffaf bir müzakere sürecini esas alan,
• Kuvvetler ayrılığını tesis ederek denge ve denetleme mekanizmalarını etkinleştiren yepyeni bir yönetim sistemi.

HEDEFLERİMİZ

• İç hukukumuzu uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmek,
• Anayasa Mahkemesi’nin yetki ve görev alanlarını genişletip bağımsızlığını güçlendirmek,
• Yapısal tedbirlerle AİHM ve AYM kararlarının derhal yerine getirilmesini güvence altına almak,
• Düzenleyici ve denetleyici kurumların idari ve mali özerkliğini sağlamak,
• STK’ların bağımsız ve özgür çalışabileceği elverişli bir ortam oluşturmak,

• Yerel yönetimlere yönelik demokrasinin özüne zarar veren uygulamalara son vermek.

İLKELERİMİZ

Hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi.

Adil yargılanma hakkının gereklerinin sağlanması.

Adil, demokratik, müreffeh bir Türkiye

HEDEFLERİMİZ

Toplumda adalet, özgürlük ve hukuk bilincini güçlendireceğiz.

Nitelikli hukuk fakültelerinde kaliteli eğitim sunacağız.

Yetkin hakim ve savcıların, bağımsız bir yargı organında faaliyet göstermesini sağlayacağız.

Hakimlik ve savcılık mesleklerinin gereği gibi ifa edilebilmesi için Hakimler ve Savcılar Kurulu’nu; Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu olarak ayıracağız.

Anayasa Mahkemesi’ni güçlendirecek, denge ve denetleme ile temel hak ve özgürlüklerin korunması görevlerini gerçekleştirebilmesini sağlayacağız.

Yargıtay ve Danıştay’ın yeknesak, öngörülebilir ve hukuk devletine uygun karar vermesini sağlayacağız.

Sayıştay denetiminin kapsamını genişletecek, etki gücünü artıracağız.

Yüksek Seçim Kurulu’nun seçim güvenliğini sağlama görevini tam olarak gerçekleştirebilmesi için kurulu Anayasa’da bir yüksek mahkeme olarak düzenleyecek ve gerekli teminatları öngöreceğiz. 

Adil yargılanma hakkı ve buna bağlı olarak makul sürede yargılanma hakkı, adalete erişim ve hak arama hürriyeti ile masumiyet karinesini tesis edeceğiz.

Türkiye çok ciddi bir demokrasi krizi yaşıyor.

Yargının bağımsızlığının ve tarafsızlığının ciddi ölçüde kaybolması, demokratik gerileyişimizin en önemli sebebini oluşturuyor. Yürütmenin yargı üzerinde kurduğu tahakküm ülkemizi bataklığa sürüklüyor. Mahkemeler hakka uygun davranmadığında, adalet çığlığı dinmiyor. Elinizdeki eylem planı, ülkemizdeki yargı krizine hukuk namına verdiğimiz bir yanıttır. Biz, bireysel ve kolektif hakların doyasıya yaşanması gerektiğine inanıyoruz. Bunun yolunun da herkesin hakkını güvence altına alan bir yargı sisteminden geçtiğini biliyoruz. Hukuk sistemimizde kapsamlı bir yeniliğe gitmeyi hedefliyoruz. Adaleti, toplumsal ve siyasal yaşamın vazgeçilmez unsuru olarak kabul eden bir anlayışla eylem planımızı hazırladık. Bu kapsamda, hukuk eğitiminden yargı kurullarının yapısına varana dek geniş bir yelpazede somut adımlar belirledik. Çalışmamız, Türkiye’nin hukuk güvenliğiyle ve öngörülebilirlikle anılan bir ülke olmasının yol haritasıdır. Eylem planımız, haksızlığa uğrayan insanların hak arama imkânlarını genişleten bir belgedir. Biliyoruz ki eksikliğini her gün daha da ağır şekilde hissettiğimiz mutluluk, özgürlük, huzur ve refah, adaleti hâkim kılacak bir yargı yapılanması ile sağlanabilecektir. Hedeflediğimiz Türkiye’nin temel ilkesi adalettir. Tam demokratik Türkiye, sağlam bir hukuk zemininde yükselecektir.

Ali Babacan
DEVA Partisi
Genel Başkanı

Türkiye çok ciddi bir demokrasi krizi yaşıyor.

Yargının bağımsızlığının ve tarafsızlığının ciddi ölçüde kaybolması, demokratik gerileyişimizin en önemli sebebini oluşturuyor. Yürütmenin yargı üzerinde kurduğu tahakküm ülkemizi bataklığa sürüklüyor. Mahkemeler hakka uygun davranmadığında, adalet çığlığı dinmiyor. Elinizdeki eylem planı, ülkemizdeki yargı krizine hukuk namına verdiğimiz bir yanıttır. Biz, bireysel ve kolektif hakların doyasıya yaşanması gerektiğine inanıyoruz. Bunun yolunun da herkesin hakkını güvence altına alan bir yargı sisteminden geçtiğini biliyoruz. Hukuk sistemimizde kapsamlı bir yeniliğe gitmeyi hedefliyoruz. Adaleti, toplumsal ve siyasal yaşamın vazgeçilmez unsuru olarak kabul eden bir anlayışla eylem planımızı hazırladık. Bu kapsamda, hukuk eğitiminden yargı kurullarının yapısına varana dek geniş bir yelpazede somut adımlar belirledik. Çalışmamız, Türkiye’nin hukuk güvenliğiyle ve öngörülebilirlikle anılan bir ülke olmasının yol haritasıdır. Eylem planımız, haksızlığa uğrayan insanların hak arama imkânlarını genişleten bir belgedir. Biliyoruz ki eksikliğini her gün daha da ağır şekilde hissettiğimiz mutluluk, özgürlük, huzur ve refah, adaleti hâkim kılacak bir yargı yapılanması ile sağlanabilecektir. Hedeflediğimiz Türkiye’nin temel ilkesi adalettir. Tam demokratik Türkiye, sağlam bir hukuk zemininde yükselecektir.

Ali Babacan
DEVA Partisi Genel Başkanı

Mustafa Yeneroğlu
DEVA Partisi
Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı

Ülkemizde özellikle son yıllarda yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı büyük yaralar almış, siyasi iktidar yargıyı iktidarının tahkimi için güdümüne almıştır.

Gelinen noktada; Anayasa’daki açık hükümlere rağmen Anayasa Mahkemesi kararlarına ilk derece mahkemeleri tarafından uyulmadığı; toplumsal ve siyasi muhalefeti sindirmek ve bastırmak amacıyla, siyasilerin talimatlarıyla soruşturmaların başlatıldığı, davaların açıldığı, tutuklama ve mahkûmiyet kararlarının verildiği; muktedirlerce Anayasa’nın hiç kimsenin yargıya talimat veremeyeceği ilkesi açıkça ihlal edilerek ama aynı zamanda bu ilkeye atıf yapılarak yargıya seslenildiği, yüksek yargı mercilerine yönelik atamalarda liyakatin değil, sadakatin esas alındığı ve iktidar sahiplerinin beğenmediği kararları veren hâkimlerin görevlerine son verildiği ya da görev yerlerinin değiştirildiği bir yargı düzeniyle karşı karşıyayız. Yargı organının ve HSK’nın iktidarın bir aparatı haline getirilmesi, Türkiye’deki yargı sorununu ağırlaştırmıştır. Son yıllarda gerçekleştirilen hâkim ve savcı atama ve terfilerinin iktidar ortaklarının referansları ile gerçekleştirilmiş olması nedeniyle gelecek yıllara da etkisi olacak şekilde liyakatten uzak, bağımlı ve taraflı yargı ülkemizin en önemli sorunu haline gelmiştir. Yargının bağımlı ve taraflı bir yapıya bürünmesinin sonuçlarını hep birlikte doğrudan yaşamaktayız. Başta hak arama hürriyeti ve makul sürede yargılanma hakkı olmak üzere adil yargılanma hakkı ihlalleri yoğun biçimde artmıştır. Öyle ki, Anayasa Mahkemesi’nin 2012-2021 tarihleri arasındaki Bireysel Başvuru İstatistikleri’ne göre, esastan incelenen başvuruların %96.9’unda en az bir hakkın ihlal edildiği ve yaklaşık %75’inde ise adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2021 yılı istatistiklerinde ise Türkiye 47 ülke arasında hak ihlallerinde ikinci sıradadır. Bu istatistikler, yargı organlarının adaleti sağlayamadığı gerçeğini rakamlarla haykırmaktadır. Bu sebeplerle vatandaşlarımızın adalet sistemine ve yargıya olan güveni endişe verici düzeye inmiştir. Mahkemelerin yargılamayı makul bir süre içerisinde bitiremeyeceği veya adil bir karar vermeyeceği yönündeki kanaat genel kanı haline gelmiştir. Gecikmiş adaletin, adalet olarak kabul edilemeyeceği, yani beklenen hukuki yararın sağlanamayacağı toplumsal bir gerçektir. Siyasi içeriği olmayan hukuk davalarında dahi yargılamalar yıllar sürmekte ve yargı sistemindeki tıkanmışlık hak sahiplerini mağdur etmektedir. Hukuk devletinin olmazsa olmazı yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının teminat altına alınmış olmasıdır. Siyasi iktidarın gücünün hukuk ile sınırlanması kadar hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması da ancak bağımsız ve tarafsız bir şekilde çalışan yargı erki ile sağlanabilir. DEVA Partisi olarak, adaletin ve özgürlüğün güvencesi olan ve iktidarın denge ve denetiminde başat rol oynayan yargının, bir yandan vesayet organına dönüşmesini, öte yandan da yürütmenin müdahalelerine açık hale gelmesini önleyecek tedbirler geliştiriyoruz. DEVA Partisi olarak hukukun üstünlüğünü tesis etmek amacıyla adil yargı eylem planımızı ilan etmekten onur duymaktayız.

Ülkemizde özellikle son yıllarda yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı büyük yaralar almış, siyasi iktidar yargıyı iktidarının tahkimi için güdümüne almıştır.

Gelinen noktada; Anayasa’daki açık hükümlere rağmen Anayasa Mahkemesi kararlarına ilk derece mahkemeleri tarafından uyulmadığı; toplumsal ve siyasi muhalefeti sindirmek ve bastırmak amacıyla, siyasilerin talimatlarıyla soruşturmaların başlatıldığı, davaların açıldığı, tutuklama ve mahkûmiyet kararlarının verildiği; muktedirlerce Anayasa’nın hiç kimsenin yargıya talimat veremeyeceği ilkesi açıkça ihlal edilerek ama aynı zamanda bu ilkeye atıf yapılarak yargıya seslenildiği, yüksek yargı mercilerine yönelik atamalarda liyakatin değil, sadakatin esas alındığı ve iktidar sahiplerinin beğenmediği kararları veren hâkimlerin görevlerine son verildiği ya da görev yerlerinin değiştirildiği bir yargı düzeniyle karşı karşıyayız. Yargı organının ve HSK’nın iktidarın bir aparatı haline getirilmesi, Türkiye’deki yargı sorununu ağırlaştırmıştır. Son yıllarda gerçekleştirilen hâkim ve savcı atama ve terfilerinin iktidar ortaklarının referansları ile gerçekleştirilmiş olması nedeniyle gelecek yıllara da etkisi olacak şekilde liyakatten uzak, bağımlı ve taraflı yargı ülkemizin en önemli sorunu haline gelmiştir. Yargının bağımlı ve taraflı bir yapıya bürünmesinin sonuçlarını hep birlikte doğrudan yaşamaktayız. Başta hak arama hürriyeti ve makul sürede yargılanma hakkı olmak üzere adil yargılanma hakkı ihlalleri yoğun biçimde artmıştır. Öyle ki, Anayasa Mahkemesi’nin 2012-2021 tarihleri arasındaki Bireysel Başvuru İstatistikleri’ne göre, esastan incelenen başvuruların %96.9’unda en az bir hakkın ihlal edildiği ve yaklaşık %75’inde ise adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2021 yılı istatistiklerinde ise Türkiye 47 ülke arasında hak ihlallerinde ikinci sıradadır. Bu istatistikler, yargı organlarının adaleti sağlayamadığı gerçeğini rakamlarla haykırmaktadır. Bu sebeplerle vatandaşlarımızın adalet sistemine ve yargıya olan güveni endişe verici düzeye inmiştir. Mahkemelerin yargılamayı makul bir süre içerisinde bitiremeyeceği veya adil bir karar vermeyeceği yönündeki kanaat genel kanı haline gelmiştir. Gecikmiş adaletin, adalet olarak kabul edilemeyeceği, yani beklenen hukuki yararın sağlanamayacağı toplumsal bir gerçektir. Siyasi içeriği olmayan hukuk davalarında dahi yargılamalar yıllar sürmekte ve yargı sistemindeki tıkanmışlık hak sahiplerini mağdur etmektedir. Hukuk devletinin olmazsa olmazı yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının teminat altına alınmış olmasıdır. Siyasi iktidarın gücünün hukuk ile sınırlanması kadar hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması da ancak bağımsız ve tarafsız bir şekilde çalışan yargı erki ile sağlanabilir. DEVA Partisi olarak, adaletin ve özgürlüğün güvencesi olan ve iktidarın denge ve denetiminde başat rol oynayan yargının, bir yandan vesayet organına dönüşmesini, öte yandan da yürütmenin müdahalelerine açık hale gelmesini önleyecek tedbirler geliştiriyoruz. DEVA Partisi olarak hukukun üstünlüğünü tesis etmek amacıyla adil yargı eylem planımızı ilan etmekten onur duymaktayız.

Mustafa Yeneroğlu
DEVA Partisi Hukuk ve Adalet
Politikaları Başkanı

ÇEVRE VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ Eylem Planı
PlayPlay

ADİL YARGI Eylem Planı’ndan öne çıkanlar

ÇEVRE VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
PlayPlay

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan yapılması gerekenleri anlattı.

ÇEVRE VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ Eylem Planı
previous arrowprevious arrow
next arrownext arrow

HÂKİMLER VE SAVCILAR YETKİN, YARGI BAĞIMSIZ OLACAK

Hâkimlik ve savcılık mesleğine alım sürecinde mülakat veya sözlü sınav adı altında uygulanan değerlendirmelerin adaletsizlik ürettiğini görüyoruz. Yazılı sınavlarda başarılı olan adayları eleyen, başarısız olan adayları ise üst sıralara yükselten bir sistemin adalet dağıtamayacağını biliyoruz. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı için kadrolaşmayla ve kayırmacılıkla mücadele edeceğiz. Sınav sistemini değiştireceğiz. Hâkimlerin atama ve terfi yoluyla siyasi operasyonların bir parçası olmasının önüne geçeceğiz. Hâkim ve savcıların mesleki faaliyetlerini sürdürmelerini kolaylaştırıp mesleki teminatlarını güçlendireceğiz.

HÂKİMLER VE SAVCILAR YETKİN, YARGI BAĞIMSIZ OLACAK

Hâkimlik ve savcılık mesleğine alım sürecinde mülakat veya sözlü sınav adı altında uygulanan değerlendirmelerin adaletsizlik ürettiğini görüyoruz. Yazılı sınavlarda başarılı olan adayları eleyen, başarısız olan adayları ise üst sıralara yükselten bir sistemin adalet dağıtamayacağını biliyoruz. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı için kadrolaşmayla ve kayırmacılıkla mücadele edeceğiz. Sınav sistemini değiştireceğiz. Hâkimlerin atama ve terfi yoluyla siyasi operasyonların bir parçası olmasının önüne geçeceğiz. Hâkim ve savcıların mesleki faaliyetlerini sürdürmelerini kolaylaştırıp mesleki teminatlarını güçlendireceğiz.

HÂKİMLER KURULU VE SAVCILAR KURULU KURACAĞIZ

Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yargı bağımsızlığının ve yargıya güvenin simgesi haline gelememesi, hukukun üstünlüğü bakımından son derece olumsuz bir durumdur. Bu durumun en önemli sebeplerinden birisinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısı olduğunu saptıyoruz. Bu nedenle “İddia” ve “karar” şeklinde farklı işlevleri olan bu meslekleri birbirlerinden ayıracağız. Yeni kurulları demokratik meşruiyet esasına göre oluşturacağız.

HÂKİMLER KURULU VE SAVCILAR KURULU KURACAĞIZ

Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yargı bağımsızlığının ve yargıya güvenin simgesi haline gelememesi, hukukun üstünlüğü bakımından son derece olumsuz bir durumdur. Bu durumun en önemli sebeplerinden birisinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısı olduğunu saptıyoruz. Bu nedenle “İddia” ve “karar” şeklinde farklı işlevleri olan bu meslekleri birbirlerinden ayıracağız. Yeni kurulları demokratik meşruiyet esasına göre oluşturacağız.

YARGITAY’IN VE DANIŞTAY’IN NİTELİĞİNİ YÜKSELTECEĞİZ

Yüksek yargı organlarından Yargıtay ve Danıştay üyelerinin nitelikleri yargı kararlarını doğrudan etkiliyor. Bu mahkemeler Hâkimler Kurulu, Savcılar Kurulu, YSK ve AYM’ye yapılacak seçimlerde de etkili olduğundan hukuk devleti ilkesinin ve demokrasinin tesisinde de belirleyici rol oynuyor. Ne yazık ki Yargıtay ve Danıştay üyelerinin seçiminde ise siyasi otoritenin kendine bağlı, üzerinde etkili olabildiği, kendisine sadakat gösteren bir yargı organı oluşturma anlayışı hüküm sürüyor. Biz, yargı bağımsızlığının tesisi ve vatandaşlarımızın yargıya güveninin sağlanması için yüksek yargıda niteliğin artırılması gerektiğine inanıyoruz.

YARGITAY’IN VE DANIŞTAY’IN NİTELİĞİNİ YÜKSELTECEĞİZ

Yüksek yargı organlarından Yargıtay ve Danıştay üyelerinin nitelikleri yargı kararlarını doğrudan etkiliyor. Bu mahkemeler Hâkimler Kurulu, Savcılar Kurulu, YSK ve AYM’ye yapılacak seçimlerde de etkili olduğundan hukuk devleti ilkesinin ve demokrasinin tesisinde de belirleyici rol oynuyor. Ne yazık ki Yargıtay ve Danıştay üyelerinin seçiminde ise siyasi otoritenin kendine bağlı, üzerinde etkili olabildiği, kendisine sadakat gösteren bir yargı organı oluşturma anlayışı hüküm sürüyor. Biz, yargı bağımsızlığının tesisi ve vatandaşlarımızın yargıya güveninin sağlanması için yüksek yargıda niteliğin artırılması gerektiğine inanıyoruz.

90 ve 360 gününde uygulanacak eylem planları hiç duydunuz mu?

Edit

DEVA iktidarının ilk 90 ve 360 gününde uygulanacak eylem planları

Facebook
Twitter
LinkedIn
Telegram
WhatsApp